Busking türkçesi Busking nedir

  • Sokak çalgıcılığı yapmak.
  • Sokak sanatçılığı.
  • Sokakta müzik yapmak.

Busking ile ilgili cümleler

English: I did some busking during the summer.
Turkish: Yaz boyunca biraz sokak çalgıcılığı yaptım.

Busking ingilizcede ne demek, Busking nerede nasıl kullanılır?

Buskin : Bot. Trajedi. Romalı sandaleti. Potin. Çizme.

Buskined : Potinli.

Buskins : Çizme. Bot. Trajedi. Potin. Romalı sandaleti.

Busk : Sokakta müzik yapmak. Sokak çalgıcılığı yapmak. Korse balinası.

Busked : Korse balinası. Sokakta müzik yapmak. Sokak çalgıcılığı yapmak.

Bus depot : Otobüs garajı. Otobüs durağı.

Bus cable : Ana yol kablosu. Taşıt kablosu.

Busker : Sokak çalgıcısı. Sokak sanatçısı. Gezgin aktör.

Bus access control : Veriyolu erişim denetimi.

Bus conductor : Bir otobüste biletleri kontrol eden kimse. Biletçi. Kondüktör.

İngilizce Busking Türkçe anlamı, Busking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Busking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Busked : Korse balinası.

Busk : Korse balinası.

Gig : Çalgı. Çalgıcının icraatı. Konser. Zıpkın ile balık yakalamak. Tüylendirmek. Tek atlı araba. İş. Flika. Kısa süreli iş. Sahneye çıkma.

Run : Götürmek. Koşu. Erimek. Göstermek (film). Geçmek. Kaçakçılığı yapmak. Kaçakçılığını yapmak. İşlemek. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Bilgisayar, bilişim, iktisat alanlarında kullanılır.

 

Work : İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. İşe yaramak. Sızdırmak (para). Emek sarfetmek. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Seğirmek. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Oynatmak.

Running : Arka arkaya. İşletme. Akan. Kaygan. İşlek. Sürekli. Koşu (koşma). Cari. İltihaplı. Koşuş.

Employment : Çalıştırma. Görev. Çalıştırma, işe alma, kullanma. işgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği. Uğraş. Memuriyet. İşe alma. İşlendirme. İş alma. İstihdam. İş verme.

Rush : Kazıklamak (ingiliz ingilizcesi). Atılmak. Acele ile göndermek. Acele etmek. Aceleye getirmek. Acele. Telaş etmek. Koşuşturmak. Üstüne atılmak. Koşmak.

Engagement : Yükümlülük. Randevu. Birbirine geçme. Uğraş. Çatma. Nişanlanma. Sözleşme. Sorumluluk. Mülakat.

Busking synonyms : running play, running game.

Busking zıt anlamlı kelimeler, Busking kelime anlamı

Intrusive : Elverişsiz. İzinsiz ve davetsiz giren. Sırnaşık. Zorla giren. Davetsiz. Mütecaviz. İzinsiz giren. Kullanışsız. Zorla içeri giren. Araya giren.

 

Concave : Obruk. Konkav. İçe bombeli. Konkav. Oyuk. İçbükey yüzey. İçbükey. Çukur. Iraksak.

Inactive : Etkisiz. Gayrifaal. Belirli koşullar dışında kimyasal tepkimelere ilgisiz kalan. Nötr. Hareketsiz. Bilgisayar, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Etkin olmayan. Atıl. Bir mikrobik etkenin enfekte etme yeteneğini kaybetmesi veya ölmesi. Çalışmayan.