Bustling türkçesi Bustling nedir
Bustling ile ilgili cümleler
English: The street was bustling with shoppers.
Turkish: Sokak alışverişçilerle hareketliydi.
English: She is bustling about in the kitchen.
Turkish: Mutfakta koşuşturuyor.
Bustling ingilizcede ne demek, Bustling nerede nasıl kullanılır?
Bustle : Koşuşmak. Keşmekeş. Telaş. Faaliyet. Telaş etmek. Acele. Acele etmek. Koşuşma. Aceleyle hareket etme. Koşuşturma.
Bustle about : Koşuşturmak. Telaşla hareket etmek. Koşturmak. Çırpınmak.
Bustle around : Oradan oraya koşuşturmak.
Bustle up : Acele ettirmek.
Bustled : Aceleyle hareket etme. Koşuşturma. Koşuşmak. Aceleyle hareket etmek. Telaş etmek. Telaş. Telaşlanmak. Koşuşturmak. Acele. Acele etmek.
Bust a gut : Kahkahalara boğulmak. Elinden geleni yapmak. Bütün gücünü harcamak. Büyük güç harcamak. Kahkahayı basmak. Tüm yolları denemek. Kıçını yırtmak. Çok çaba harcamak. Çok çalışmak.
Bust out of : Topuklamak. Kirişi kırmak. Sıvışmak. Kaçmak.
Bustler : Koşuşturan kimse.
Bustles : Aceleyle hareket etmek. Koşuşturma. Telaş. Acele. Aceleyle hareket etme. Acele etmek. Koşuşmak. Telaşlanmak. Faaliyet. Koşuşturmak.
Bust out : Yaprak vermek. Tüymek. Çiçeklenmek. Yapraklanmak. Çiçek açmak.
İngilizce Bustling Türkçe anlamı, Bustling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bustling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Airier : Çalım satan. Kendine bir hava veren. Havai. Hava gibi hafif. Havalı. Çevik. Boş. Gevşek. Hafif.
Brisked : Canlanmak. İstenilen hızda hareket eden. Hareketlendirmek. Sertçe esen (rüzgar). Canlandırmak. Enerjik. Hareketlilik. Çevik. Faal.
Agile : Becerikli. Kıvrak. Çevik. Faal. Levent. Tetik. Atik.
Brisk : Çevik. Enerjik. İstenilen hızda hareket eden. Hareketlendirmek. Canlanmak. Faal. Hareketlilik. Canlandırmak. Sert (hava).
Breeziest : Meltemli. Şen. Havalı. Neşeli. Esintili. Rüzgarlı. Havadar. Teklifsiz.
Flurried : Heyecanlanmış.
Frenetic : Şiddetli. Çılgınca. Hummalı. Azgın. Çılgın. Coşkun. Çılgın (bir olay). Çok heyecanlı.
Bounciest : Hevesli. İstekli. Canli. Yaşam dolu. Yerinde duramayan. Zıpır.
Anxious : Korkulu. Tedirgin. Mustarip. Tedirginliğe neden olan. Hevesli. Huzursuz. Kaygılanmak. Çok arzulu. Çok istekli. Kaygılı.
Discomposedly : Sinirli. Acele.
Bustling synonyms : beany, hurried, feverish, bouncy, bio, bouncier, excitable, alive, airiest, animate, buoyant, briskest, disconcerting, fevered, brisker, abuzz, precipitated, active, fussiest, brisking, frenetics, distracted, excited, breezy, bobbish, festinate, fussier, disconcerted, breezier, airy, agitated, alive and well, brisks.
Bustling zıt anlamlı kelimeler, Bustling kelime anlamı
Inactive : Etkin olmayan. Aktif olmayan. Faal olmayan. Nötr. Gayrifaal. Tembel. Durgun. Kesat. İnaktif. Bir mikrobik etkenin enfekte etme yeteneğini kaybetmesi veya ölmesi.
Bustling ingilizce tanımı, definition of Bustling
Bustling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a bustling crowd. Tumultuous. Characterized by confused activity. Noisy. Agitated.

Bu kısımda Bustling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bustling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bustling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bustling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.