By default türkçesi By default nedir

  • Fabrika ayarı olarak.
  • Aksi istenmediği takdirde.
  • Gıyaben.
  • Varsayılan.
  • Olağan.
  • Hükmen.

By default ile ilgili cümleler

English: All the elements of a data structure are public by default.
Turkish: Bir veri yapısının tüm bileşenleri varsayılan olarak herkese açıktır.

By default ingilizcede ne demek, By default nerede nasıl kullanılır?

By : Nezdinde. Geçecek biçimde. Ek. İkinci derecede. Geçişli biçimde. Tali. Takma. Eve. Aşkına. Kadar.

Default : Varsayılan. Katılmayış. Yükümlülüğünü yerine getirmemek. Mahkemeye gelmemek. Gelmeme. Kusur. Karşılaşmaya katılmamak. Hazır bulunmayış. Borcu ödememek.

Compact legends by default : Varsayılan olarak kısa göstergeleri kullan.

Judgement by default : Taraflardan birinin yokluğunda alınan yasal karar. Gıyabi karar. Gıyap kararı. Taraflardan birinin mevcut olmadığı zaman alınan karar. Gıyabi hüküm.

Judgment by default : Gıyabında yargılama. Gıyap kararı. Gıyabi karar. Gıyabi hüküm.

Win by default : Hükmen galip sayılmak.

By force : Cebren. Zorla. Zor kullanarak.

İngilizce By default Türkçe anlamı, By default eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak By default ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Default action : Aksi belirtilmedikçe yapılacak olan. Aksi belirtilmedikçe yapılacak olan varsayılan işlem. Varsayılan eylem. İlk varsayılan işlem.

 

Normal : Ortalama. Orta. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Düzgülü. Dikey doğru. Beklenilen durumda bulunan, olağandışılığı bulunmayan. Dikgen. Dikey. Muntazam.

Commonest : Genel. Bayağı. Kaba saba. Ortak. Adi. Alışılagelmiş. Kaba. Yaygın. Park.

Everyday : Adi. Vasat. Günlük. Basit. Her günkü. Her gün. Orta halli. Gündelik.

Commonplace : Adi. Sıradan. Klişe. Sık söylenen söz. Sıradan bir şey. Basma kalıp. Beylik. Basmakalıp. Alalade.

Ordinaries : Yetkili makam. Sıradan. Değişmez kurallar (katolik kilisesi). Olağan şey. Adi. Sıra işi. Lokanta (ingiliz ingilizcesi). Basit. Lokanta. Alışılmış şey.

Default : Kusur. Görevi yapmakta kusur işlemek. Gelmeme. Yükümlülüğünü yerine getirmeme. Bir borcu ödememek. Yapmama. Yükümlülüğünü yerine getirmemek. Hükmen yenik sayılmak. Savsama. Yarışmaya katılmamak.

Run of the mill : Özelliksiz. Sıradan. Orta karar. Alelade. Özel olmayan. Değirmen arkı. Tekdüze. Bayağı.

Assumptive : Farzedilen. Kesin gözüyle bakılan. Kibirli. Farz edilen.

Common : Park. Halka açık yer. Halka açık yeşil alan. Müşterek. Tüketimde rakipsiz olma ve dışarıda tutulamama özelliklerine sahip, özel mallar ile orta malları arasında yer alan mallar. Alelade. Genel. Devletin ya da bir yerel yönetim biriminin genellikle bir köyün iyeliğinde bulunan ve tüm nüfusun yararlanmasına açık bulundurulan, bireylerin iyeliğine geçirilmesi söz konusu olmayan taşınmaz. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Toplumsal.

 

By default synonyms : supposed, consuetudinary, mediocre, no great shakes, putative, nomic, pretended, hypothetical, frequents, frequent, assumed, mundane, ordinary, conjectural, de jure.