Cajuput türkçesi Cajuput nedir

  • Yeşilimsi aromatik bir yağ elde edilen ve parfüm ve ilaçlarda kullanılan bitki (yeni gine ve avustralya'ya özgü).
  • Kajuput ağacının yapraklarından damıtılan yağ.

Cajuput ingilizcede ne demek, Cajuput nerede nasıl kullanılır?

Cajuputol : (kimya) sinol (belirli yağlarda bulunan madde).

Cajun : Kanada'nın eski bir vilayeti olan acadia'dan louisiana'ya (abd) göç etmiş olan fransız soyu.

Cajuns : Kanada'nın eski bir vilayeti olan acadia'dan louisiana'ya (abd) göç etmiş olan fransız soyu.

Cajal method : Astrositlerin altın klorit-cıva klorit bileşiğiyle ortaya konmasında kullanılan histopatolojik boyama yöntemi. Cajal yöntemi.

Cajaput : Hoş kokulu bir yağ üreten ve parfüm ve ilaç sanayiinde kullanılan küçük avustralya ağacı veya çalısı (ayrıca cajeput).

Cajolement : Yaltaklanarak ikna etme. Ayartma. Cazibe. Tatlı sözlerle kandırma. Baştan çıkarma.

Cajeputol : (kimya) sinol (belirli yağlarda bulunan madde).

Cajeput : Küçük avustralya ağacı veya çalısı. Mersin ağacı ailesinden avustralya'ya özgü bir ağaç.

Cajoled : Kandırmak. Yatıştırmak. Aldatmak. Tatlı sözlerle kandırmak. Tatlı sözle kandırmak. İkna etmek. Güzel sözle aldatmak. Razı etmek. Tavlamak.

Cajolements : Tatlı sözlerle kandırma. Cazibe. Ayartma. Baştan çıkarma. Yaltaklanarak ikna etme.

 

İngilizce Cajuput Türkçe anlamı, Cajuput eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cajuput ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Muzzle : Top ağzı. Burunsalık takmak. Ağzını bağlamak. Burunluk (hayvan). Çanına ot tıkamak. Ağızlık. Susturmak. Ağızlık (köpek vb). Top veya tüfek ağzı. Hayvan burnu.

Fauna : Hayvanat. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvan topluluğu. Bir bölgenin özgün kendine has hayvan yaşamı. Doğay. Bölge hayvanlarının tümü. Direy. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü.

Creature : Bende. İnsan. Hayvan. Köle. Mahluk. Abit. Varlık. Yaratık. Alet olan kimse. Kul.

Brain : Beyin. Kafalı kimse. Omurgalılarda kafatası içindeki merkezi sinir sisteminin bir bölümü. omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan gangliyon, serebrum. Kafa yarmak. Zeka. Dimağ. Akıl. Beynini dağıtarak öldürmek. Zeki kimse.

Hump : Tepe. Vuruşmak. Üstünden geçmek. Kambur. Kamburlaştırmak. Hörgüç. Huzursuzluk. İlişki kurmak. Tümsek. Üzerinden geçmek.

Ear : Başak. Kulak. Duyma yeteneği. Kulp. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. Kulak verme. İşitme duyusu. Dikkat. Başaklanmak.

Head : İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Çekiç tokmağı. Baştaki. Baş. Başında olmak. Yollanmak. Başlık. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm. Kafa. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü.

 

Temple : İbadethane. Tapınak. Sinagog. Çımbar. Şakak. Mabet. Enine açıcı. Kumaşı tezgahta gergin tutan ağaç. Tanrıya tapınılan yapı.

Skull : Birayı bir dikişte içmek. Kafa. Omurgalılarda beyin ve duyu kapsüllerini taşıyan yapı. Oral seks. Kranyom. Omurgalılarda beyni içine alan baş bölgesinin sert kemik ya da kıkırdaksı kısmı. Skül. Çok çalışkan öğrenci ya da işçi. Kurukafa.

Beast : Sevimsiz kimse. Kaba kimse. Hayvan. Hoş olmayan veya tatsız şey. Çirkin yaratık. Canavar.

Cajuput synonyms : human head, human face, arteria basilaris, basilar artery, external body part, gibbousness, animate being, protrusion, swelling, gibbosity, extrusion, organic structure, bulge, physical structure, body, face, excrescence, protuberance, prominence, bump, brute, animal, encephalon, jut.

Cajuput ingilizce tanımı, definition of Cajuput

Cajuput kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A highly stimulating volatile inflammable oil, distilled from the leaves of an East Indian tree (Melaleuca cajuputi, etc.) It is greenish in color and has a camphoraceous odor and pungent taste.