Calculus türkçesi Calculus nedir

  • Taş.
  • Hesap.
  • Yüksek matematik.
  • Bir hesaplama yöntemi.
  • Kalkulus.
  • Taş (böbrek vb).
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • İşlence.
  • Çakıl taşı, ufak yuvarlak taş. idrar veya safra kesesinde oluşan taşlar.
  • Analiz.
  • Taş (böbrek, safrakesesi vb).
  • Değişkenler hesabı.

Calculus ile ilgili cümleler

English: I hate calculus.
Turkish: Ben hesaptan nefret ediyorum.

English: The two main operations in calculus are the integral and the derivative.
Turkish: İntegral ve türev, kalkülüs'te iki ana işlemdir.

Calculus ingilizcede ne demek, Calculus nerede nasıl kullanılır?

Calculus matrix algebra : Dizey cebiri hesaplaması.

Calculus of functions : Fonksiyon hesaplaması.

Calculus of probabilities : Olasılık hesabı. Olasılıklar hesabı. İhtimal hesabı. Benzerlik veya ihtimaller hesabı.

Calculus of probability : Benzerlik veya ihtimaller hesabı. Olasılıklar hesabı. İhtimal hesabı. Olasılıklar işlencesi.

Calculus of tensors : Tensörler hesabı. Gereyler işlencesi.

Mental calculus : Zihin hesabı. Akıldan hesap.

Dental calculus : Diş taşı. Dişler üzerinde oluşan taşlanma. Dental kalkulus. Tartar. Dişte, ölü bakterilerin üzerine çoğunlukla tükürükle gelen mineral maddelerin çökmesiyle oluşan kireçlenmiş yapı, dental kalkulus, tartar.

Calculus of vectors : Vektörel hesap. Yöneyler işlencesi.

 

Differential and integral calculus : Türevsel ve integral hesaplama. Matematiğin fonksiyonlarla uğraşan dalı.

Differential calculus : Diferansiyel kalkülüs. Diferansiyel hesabı. Diferensiyal hesap. Türevsel hesap. Diferansiyel hesap. Diferansiyel hasabı. Diferensiyel hesap.

İngilizce Calculus Türkçe anlamı, Calculus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calculus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nephrolith : Böbrek taşı. Nefrolit. Böbrektaşı. Böbrek taşı (patoloji). Karbonat, oksalat, silikat, ürat ve fosfat tuzları niteliği iyice bilinmeyen koşullar altında muhat, irin, epitel hücresi artıkları vb. organik maddelerle kristalize olarak böbreklerde oluşturduğu taş, nefrolit.

Gibes : Dokundurmak. Alay. İncitici söz söylemek. Alay etmek. Dalga geçmek. Dokunaklı söz söylemek. İncitici söz. Dokunaklı söz. Dalga geçme.

Allusions : Gönderme. Kinaye. Bahis. Laf çaktırma. İma. Zikir. Anıştırma. İmleme. Dokundurma.

Arithmetics : Aritmetik.

Enterolith : Bağırsak taşı. Bağırsaklarda yabancı bir cismin çevresinde amonyum ve magnezyum fosfat birikimlerinden oluşan, genellikle dört yaşından büyük atlarda görülen, dış yüzeyi düz, kesit yüzü tabalı, iç içe tabakalaşma gösteren sert kitle, enterolit, konglobat. özellikle erişkin atlarda kalın bağırsaklarda tıkanma ve sancılara neden olur. Enterolit. Enteroüt.

Flints : Çakmaktaşı. Michigan eyaletinde şehir. Mıcır. Galler'de yerleşim yeri. Teksas eyaletinde şehir.

Calculations : Çıkar hesabı. Düşünüp taşınma. Hesap sonucu. Hesaplama. Tahmin. Öngörü. Hesaplamalar.

 

Dig : Ç.pansiyon. Lojman. Deşmek. Yurt. Kazı yapmak. İdrak etmek. Çukur açmak. Dürtmek. Hafriyat yapmak.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Calculus synonyms : ptyalith, renal calculus, salivary calculus, bilestone, gems, calculating, abaxial, cheque, gibed, flinting, sialolith, urinary calculus, stone, anatomy, assay, abdominal distention, flint, account, a band, calculi, concretions, tophus, calculation, anatomies, abattoir, abamectin, urolith, arithmetic, abdominal fat necrosis, allusion, cipher, gem, gibing.

Calculus ingilizce tanımı, definition of Calculus

Calculus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, biliary calculi. Any solid concretion, formed in any part of the body, but most frequent in the organs that act as reservoirs, and in the passages connected with them. Urinary calculi, etc.