Calicle türkçesi Calicle nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bazı çiçeklerde küçük kese.
  • Çanak.
  • Epikaliks.
  • Kesecik.
  • Kaliksin dışında ve kalikse bağlı yaprağa benzeyen yapılar halkası. kalikulus.

Calicle ingilizcede ne demek, Calicle nerede nasıl kullanılır?

Calices : Çanak, kadeh, kap. Çanak. Çanak biçiminde organ. Keis. Tohum zarfı. Zarf. Kaliks (çiçek). Kalises. Kase biçiminde organ.

Calices opticus : Optik kadeh. Göz kadehi. Göz gelişiminde göz kesesinin deriye bakan kısmında invaginasyonla ortaya çıkan çukur yapı. Gözün gelişiminde göz kesesinin içe kıvrılmasıyla oluşan kese biçimindeki yapı.

Calices renales : Böbrek çanakçıkları. Kalises renales.

Caliche : Mineral içeren toprak yada kil katmanı (şili ve peru'da bulunan sodyum nitrat ve sodyum klorid gibi). Katışkılı sodyum nitrat. Şili güherçilesi. Kireçtaşı kabuğu. Kalsiyum karbonikasit tuzuyla çimentolanarak sertleşmiş kabuk. Kalkrit. Kaliş.

Caliciviruses : Domuz veziküler eksantemi, kedi kalisivirüs enfeksiyonu ve tavşan hemorajik hastalıkları virüsleri gibi fincan biçiminde bir morfolojiye sahip, pozitif anlamlı ve tek iplikli yapıda rna genomu bulunduran, 30-40 nm büyüklükte ve zarfsız virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, caliciviridae. Kalisivirüsler.

Calicos : Patiska. Benekli. Değişik. Karışık. Pamuklu bez. Basmadan yapılmış. Patiskadan yapılmış. Pamuklu. Amerikan. Basma.

 

Calico cat : Siyah veya krem rengi veya sarı çizgi ve benekler ile bezenmiş kedi.

Cellula caliciformis : Selula kalisiformis. Kadeh hücresi.

Caliculi gustatorii : Tat tomurcuğu. Gemma gustatori.

Calicoed : Pamuklu bezden veya basmadan yapılan. Benekli. Pamuklu bezden veya basmadan giyinmiş. Rengarenk. Renkli. Çok renkli.

İngilizce Calicle Türkçe anlamı, Calicle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calicle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

Platitude : Yavan söz. Basmakalıp söz. Klişe. Tatsızlık. Beylik laf. Yavanlık. Tatsız söz. Bayağılık. Palavra. Basmakalıp laf.

 

Calix : Çanak biçiminde organ. Kase biçiminde organ. Havuzcuk. Keis. Kaliks (çiçek). Çiçek zarfı. Zarf. Tohum zarfı. Kadeh.

Quality : Kalite. Mizaç. Ses rengi. Kaliteli. Nesnelerin sayıya vurulamayan ya da sözlü olarak dile getirilebilen özelliği. Kabiliyet. Soyluluk. Sıfat. Bir şeyi o şey yapan ve başka şeylerle karıştırılmamasını sağlayan varoluş biçimi. Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Calices : Çanak biçiminde organ. Keis. Zarf. Çanak, kadeh, kap. Kase biçiminde organ. Havuzcuk. Tohum zarfı. Kalises.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Commonplace : Sıradan. Basmakalıp söz. Basma kalıp. Beylik laf. Beylik. Bayağı. Klişe. Olağan. Alelade. Sık söylenen söz.

Crockery : Çanak çömlek. Çömlek. Tabak takımı.

Calicle synonyms : low quality, bowled, utriculus, alveolar sac, acacia, vesicle, a cell, high quality, level, abramis zone, inferior, caliber, bowl, comment, degree, remark, utricle, crock, a chromosome, abambulacral area, bursas, superior, vesica, aardvark, superiority, crockeries, input, bursae, truism, bursa, sacculus, dishes, capsule.

Calicle zıt anlamlı kelimeler, Calicle kelime anlamı

Superior : Daha kuvvetli. Üst (rütbe). Asil. Yüksek. İlgisiz. Kibirli. Üstün. Üst orun. Üst.

High quality : Yüksek nitelikli. Üstün kalite. İyi kalite. Yüksek kaliteli.

Inferiority : Aşağılık. Adilik. Bayağılık.

Calicle antonyms : low quality, superiority, inferior, good, goodness.

Calicle ingilizce tanımı, definition of Calicle

Calicle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the small cuplike cavities, often with elevated borders, covering the surface of most corals. Each is formed by a polyp. (b) One of the cuplike structures inclosing the zooids of certain hydroids. [Bakınız: Campanularian].