Canceler türkçesi Canceler nedir

  • Yürürlükten kaldıran kimse.
  • Fesheden kişi.
  • İptal eden kimse.
  • Geçersiz kılan kişi.

Canceler ingilizcede ne demek, Canceler nerede nasıl kullanılır?

Cancelers : Geçersiz kılan kişi. İptal eden kimse. Fesheden kişi. Yürürlükten kaldıran kimse.

Canceled : İptal edilmiş. Battal. Yürürlükten kalkan. Çizilmiş. Çizili. İptal edilen. İptal edildi. İptal olmuş.

Cancelevent : Olayıiptalet.

Uncanceled : İptal edilmemiş (ayrıca uncancelled).

Cancel all : Tümünü iptal et.

Cancel fax : Faksı iptal et.

Cancel close : Kapatmayı iptal et.

Cancel each other out : Ödeşmek. Birbirlerini dengelemek veya eşitlemek.

Cancel link : Bağlantıyı kes. Bağlantıyı iptal et.

Cancel out : Sıfırlamak. Etkisini yok etmek. Dengeyi sağlamak. Dengelemek. İptal etmek. Sıfıra indirmek.

İngilizce Canceler Türkçe anlamı, Canceler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canceler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scrub : Ovalamak. Ovmak. Ertelemek. Fırçalayarak ya da ovalayarak temizlemek. Temizlemek. Fırça ile ovmak. Bodur çalılık. Fırçalayarak yıkamak. Yıkamak. Ovalayarak yıkamak.

Annuller : Kaldırmak. İptal etmek. Bozmak. Feshetmek. Fesheden kimse. Yürürlükten kaldırmak. Sözleşme vb'ni bozmak. Fesh etmek. Hükümsüz kılmak.

 

Canceller : Geçersiz kılan kişi (ayrıca canceler).

Lymphoma : Lenfoid dokudan gelişen herhangi bir tümör. kötücül lenfositlerin lenf yumrusu, dalak, karaciğer, kemik iliği gibi organlarda veya daha nadiren göz, deri veya sindirim kanalında çoğalması sonucu biçimlenen bir çeşit kötücül tümör, kötücül lenfom, lenfosarkom. sınıflandırılması baskın hücre tipine ve hücrelerin farklılaşma derecesine göre yapılır, kötücül lenfom, lenfosarkom. köpek ve kedilerde genellikle hiperkalsemiyle birlikte seyreder. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Lenfositlerin neoplastik bozukluğu. Lenfoyit doku kanseri. Lenfoma. Lenfom. Ak kan uru.

Leukemia : Lösemi. Kan ve lenfatik sistem dokularından köken alan kötücül tümör. akyuvarların ve onların öncü hücrelerinin kanda ve kemik iliğinde aşırı derecede üretimi sonucunda biçimlenir, neoplastik hücrelerin kemik iliğinde ve dolaşımda bulunmalarıyla lenfomdan ayrılır, lökemi. Beyaz kan hücrelerinde görülen kanserlerin genel adı; bir çeşit sarkoma. lökemiya. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Lökemi. Kan kanseri.

Abolishers : Fesheden. Defterini düren kimse.

Sarcoma : Sarkoma. Kas, kemik, kıkırdak, kan damarı gibi bağ doku elemanlarından köken alan, hızlı gelişen ve genellikle lenf damarlarıyla metastaz yapan oldukça kötücül tümör, hlk. seratan. Sarkom. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağ dokuda gelişen kötü huylu tümör. Eklem uru. Eklem dokusu uru. Mezoderm kökenli bağ dokusu kanserlerinin genel adı. örnek: fibrosarkoma (fibroblastlarda oluşan kanser), kondrosarkoma (kıkırdak doku kanseri), osteosarkoma (kemik kanseri). sarkoma.

 

Carcinoma : Karsinoma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kötücül ur. Kanser. Habis ur. Karsinom. Epitel hücre kökenli herhangi bir kötücül tümör veya epitel hücre kanseri, hlk. seratan. meme bezi, bağırsak, dil, deri ve döl yatağı gibi organlardaki kötücül tümörlerin önemli bir bölümünü oluşturur. Ektoderm ya da endoderm kökenli epitellerde görülen tümör, kanser.

Schedule : Liste. Çalışma saatlerini yazmak. Zaman çizelgesi. Şifte yazmak. Çizelgelemek. Programlamak. Yapılacak işlerin bölümlerini ve her bölümü gösteren örnekseme. Takvim belirlemek. Program. Planlamak.

Malignant tumor : Köken aldığı dokuya benzerliği az olan, çevre doku ve damarlara invazyon ve metastaz özelliğine sahip, hızlı ve infiltratif ve kontrolsüz büyüyen, kapsülsüz, mitotik indeksi yüksek hücrelerden oluşan tümör, kanser, habis tümör, malign tümör, hlk. seratan. Malign tümör. Habis tümör. Kötücül ur. Kötücül tümör. Habis ur.

Canceler synonyms : malignant neoplasm, metastatic tumor, cancer of the blood, leucaemia, malignant neoplastic disease, abolisher, cancelers, leukaemia, scratch, call off.

Canceler zıt anlamlı kelimeler, Canceler kelime anlamı

On : Hazır. Civarında. Yönünde. Devrede. Esnasında. Üstünde. Yanmak. Olmakta olan. İle. Giyilmiş.