Cannot bear türkçesi Cannot bear nedir

  • Tahammül edememek.
  • Katlanamamak.
  • Dayanamamak.

Cannot bear ile ilgili cümleler

English: I cannot bear the pain any more.
Turkish: Acıya daha fazla katlanamam.

English: I cannot bear such an insult.
Turkish: Böyle bir hakarete tahammül edemem.

English: I cannot bear her endless love.
Turkish: Onun sonsuz aşkına katlanamıyorum.

Cannot bear ingilizcede ne demek, Cannot bear nerede nasıl kullanılır?

Cannot : Yapamamak. Gücü yetmemek. Edememek. Bkz.can.

Bear : Götürmek. Spekülasyon yapmak. Beslemek. Hazmetmek. (birine bir duygu) beslemek. Taşımak. Vurguncu. Dişini sıkmak. Yakışık almak. Uymak.

I cannot bear him : Ona katlanamıyorum.

I cannot bear it : Buna dayanamam. Buna tahammülüm yok. Buna katlanamam.

Cannot afford : Gücü yetmemek. Ulaşabileceğinin ötesinde olmak. Kendine izin verememek.

Cannot afford it : Kendine izin verememek. Yeterli parası olmamak.

İngilizce Cannot bear Türkçe anlamı, Cannot bear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cannot bear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gave way : Kendini vermek. Boyun eğmek. Kapılmak. Yol vermek. Çökmek. Küreklere asılmak. Öncelik tanımak.

Succumbed : Direnememek. Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Çökmek. Yenik düşmek. Karşı koyamamak. Yenilmek. Yenik düşmek (hastalığa). Pes etmek. Boyun eğmek.

 

Giving up : Ödün vermek. Umudunu kesmek. Vazgeçme. Vazgeçmek.

Be intolerant of : Dokunmak.

Have done with : İle işi kalmamak. Bitirmek. İşi tamamlamak. Bıkmak. Son vermek. Usanmak. Artık istememek.

Succumbing : Yenilmek. Yenik düşmek. Çökmek. Karşı koyamamak. Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Ölmek. Pes etmek. Boyun eğmek. Yenik düşmek (hastalığa).

Given way : Boyun eğmek. Yol vermek. Öncelik tanımak. Kendini vermek. Küreklere asılmak. Çökmek. Kapılmak.

Succumbs : Çökmek. Pes etmek. Karşı koyamamak. Ölmek. Boyun eğmek. Yenik düşmek. Direnememek. Yenilmek. Yenik düşmek (hastalığa). Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek.

Succumb : Yenik düşmek (hastalığa). Çökmek. Yenilmek. Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Ölmek. Karşı koyamamak. Boyun eğmek. Direnememek. Yenik düşmek.

Cannot bear synonyms : cannot stand, give way.