Cantel türkçesi Cantel nedir

  • Parça payı (ayrıca cantle).
  • Köşe.
  • Eğerin genellikle yukarı doğru kıvrık arka kısmı.
  • Bölüm.

Cantel ingilizcede ne demek, Cantel nerede nasıl kullanılır?

Canted : Eğil. Uçlu. Taraklı. Eğimli. Meyilli. Yayvan. Eğilmiş. Eğik. Yatık. Filtreli.

Canted shot : Eğik plan. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eğik çerçeveleme sonucu, görüntünün sağa ya da sola eğik olarak yer aldığı görüntü. Eğik çekim.

Canteen : Kışla büfesi. Büfe. Matara. Yemek kabı. Kantin.

Canteens : Yemek kabı. Kışla büfesi. Matara. Büfe. Kantin.

Canter : Eşkin gidiş. Eşmek. Eşkin sürmek. Atın eşkin gidişi. Eşkin. Eşkin gitmek. Atın kısa dörtnal şeklinde koşmasına yarış dilinde verilen ad. Kenter. Isınma.

Archbishop of canterbury : İngiliz kilisesi'nin başı. İngiliz kilisesinin başpiskoposluğu. Canterbury başbiskoposu.

Canterbury : İngiltere'de şehir. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Avustralya'nın new south wales eyaletinde şehir. İngiltere'de bir şehir. İngiltere'de yerleşim yeri. Connecticut eyaletinde şehir.

Canterbury bell : Bir çeşit çançiçeği. Haseki küpesi.

Cantered : Eşkin gitmek. Eşkin sürmek. Eşmek. Atın eşkin gidişi. Eşkin gidiş. Eşkin.

Canters : Atın eşkin gidişi. Eşkin. Eşkin sürmek. Eşkin gitmek. Eşkin gidiş. Eşmek.

 

İngilizce Cantel Türkçe anlamı, Cantel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cantel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Miters : Piskoposluk tacı. Açıölçer. Gönye. Şev gönye. Gönyeburun.

Department : Kol. Seksiyon. Daire. Eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir okul ya da üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan alt-birimlerinden her biri. bir üniversite ya da yüksek okulu oluşturan başlıca yönetim birimlerinden her birine verilen ad. Reyon. Kürsü. Öğretim kurumlarında öğretmenlerin ders vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yer. üniversitelerde aynı alanda ya da birbirine çok yakın alanlardaki bilim dallarında oluşan bir çalışma birimi. profesörlük yeri. İller, ilçeler, bucak ve benzerleri gibi kamu görevi yapan kuruluşlar. Bölge.

Coign : Dirsek. Çıkıntı. Çıkıntılı köşe.

Midfield : Ortasaha. Orta saha. Alabama eyaletinde şehir.

Medical center : Tıp merkezi. Tıbbi merkez.

Chapters : Kısım. Dini meclis toplantısı. Dernek bölge kuruluşu. Bölümler. Bahis.

Act : Etki. Rol oynamak. Rol yapmak. Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm. Edim. Yapmak. -e etkimek. Oynamak. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi. Görevini yapmak.

 

Miter : Şev gönye. Gönyeburun. Gönye. Açıölçer. Piskoposluk tacı.

Column : Basamak. Basamak (matematik terimi). Destek. Makale. Direk. Dikeç. Sütun. Kolon.

Chapter : Fasıl. Parça. Dini meclis toplantısı. Kısım. Bölüm (kitapta). Bahis. Dernek bölge kuruluşu. Papazlar meclisi.

Cantel synonyms : malignant neoplastic disease, leucaemia, centre stage, metastatic tumor, malignant neoplasm, cancer of the blood, alcove, departments, country, cantles, inner city, caput, carcinoma, lymphoma, central city, city center, hub, arris, centre, corner, compartment, chaptering, nook, heart, cantlet, city centre, cantle, middle, midstream, categories, mitres, seat, financial center.

Cantel zıt anlamlı kelimeler, Cantel kelime anlamı

Infield : Çiftliğe yakın tarla. Beysbol sahası. Çiftlik evine yakın tarla. Tarla. Sahanın kaleye yakın bölümü.

Take : Çevirmek. (fotoğraf) çekmek. Alıntı. Götürmek. Reaksiyon. Tutma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Etkili olmak. Kavramak. Yazmak.

Cantel ingilizce tanımı, definition of Cantel

Cantel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Cantle].