Capital increase türkçesi Capital increase nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Sermaye artırımı.
  • Birinin servetindeki veya mallarındaki artış.
  • Bir şirketin kayıtlı sermayesinin bedelli sermaye artırımı ve/veya bedelsiz sermaye artırımı biçiminde artırılması.
  • Sermaye arttırımı.
  • Sermaye artışı.
  • Sermaya arttırma.

Capital increase ingilizcede ne demek, Capital increase nerede nasıl kullanılır?

Capital : Başmal. Bir devletin yönetim merkezi olan kent. Çıkar. Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Kar. Sermaye. Büyük. Mühim. Kusursuz. Ciddi.

Increase : Çoğalmak. Artmak. Yükselmek. Arttırmak. Artışa geçmek. Artış. Artma. Büyümek. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması.

Capital increase through bonus issues : Bedelsiz sermaye artırımı. Yedek akçe, dağıtılmamış kar, yeniden değerleme değer artış fonu, taşınmazların satış karları ve ortaklıklardaki değer artışının sermayeye eklenmesi.

Capital increase through rights issues : Bedelli sermaye arttırımı. Şirketlerin sermaye artırımı karşılığında çıkardıkları hisse senetlerini nominal değerinden veya daha yüksek bir fiyattan satmaları. Bedelli sermaye artırımı.

Capital saving technique : Veri teknoloji ve aynı eş ürün eğrisi üzerinde kalma koşuluyla, faizlerin ücretlere göre yükselmesi nedeniyle, bir ürünün üretiminde sermayenin yerine emeğin kullanılması. Sermaye tasarruf edici teknik.

 

Capital account : Bir ülkedeki yerleşik kişilerin diğer ülkelerdeki yerleşik kişiler ile yapmış oldukları kısa ve uzun dönemli sermaye hareketlerinin yer aldığı ödemeler bilançosu temel hesaplarından biri. Sermaye hesabı. Yatırım hesabı. Sermaye hareketleri hesabı. Sermaye bilançosu. Sabit değerler. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ana hesap. Tecimsel bir girişimin yönetimi için konulan değerlerin sayışımı. Anamal sayışımı.

İngilizce Capital increase Türkçe anlamı, Capital increase eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capital increase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Capital increase synonyms : capital raising, a change in demand, increase of capital, capital expenditures, a pass through certificate, abnormal budget, a change in individual demand, a group shares, abnormal budget receipts.