Capitalist mode of production türkçesi Capitalist mode of production nedir

  • Marksist yaklaşımda, üretim araçları mülkiyetinin kapitalist sınıfın elinde olduğu, ücretli emeğin yarattığı artık değere dayanan üretim biçimi.
  • Kapitalist üretim biçimi.
  • İktisat alanında kullanılır.

Capitalist mode of production ingilizcede ne demek, Capitalist mode of production nerede nasıl kullanılır?

Capitalist : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sermayeci. Sermaye sahibi. Kapitalist. Tecimsel bir girişime katılmak üzere elinde yatırım yapılabilecek nitelikte parası olan kişi. Sermayedar. Anamalcı. Üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulunduran kişi. bir ticari veya sınai işletme kurmak veya var olan bir işletmeyi geliştirmek, genişletmek veya yenilemek için gerekli sermayeyi sağlayan kişi. kapitalist sistemi benimseyen ve savunan kişi.

Mode : Tipik değer (istatistik). Tavır. Kip. Birbirine karışmadan incelenebilen titreşim ya da devinim biçimlerinden her biri. Üslup. Tepedeğer. Mod. Usul. Merkezi eğilim ölçümlerinden biri olup bir dizide en sık tekrarlanan, sıklığı en yüksek olan ölçümsel değer. Moda.

Of : -nin. -in. -dan. Li. Karşı. Nin. -den. -nın. Yüzünden. Hakkında.

Production : İmal. Malların biçim ve bileşiminde değişiklik yaparak ekonomik anlam ve alanda yararlı sonuçlara varma. olumlu nitelikteki malların niceliğini çoğaltma, artırma. yapımsız ya da yarı yapımlı özdeği el, makine ile işleyerek kimyasal ya da fiziksel niteliğini değiştirme. ekme ya da dikme yolu ile yeni ürün sağlama. Üretim. Üretme. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle özdeği değiştirmeleri işi. Sahneye koyma. Bir oyunun bir yönetmen önderliğinde, yeterli sayıda çalışmadan sonra seyirci önünde oynanışı. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için zorunlu olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle doğal çevrelerini değiştirmeleri, bunu yaparken kendi kendilerini de değiştirmeleri süreci. Yapıt. Ürün.

 

Mode of production : Toplum yaşamında, insanların yaşamaları için gerekli olan şeyleri (yiyecek, içecek, barınak, iş gereçleri) elde etmelerinin tarih içinde gösterdiği türlü düzenlerden her biri. Üretim biçimi. Üretim tarzı. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Üretim şekli. Üretimin örgütlenme ve yürütülme tarzı. toplumsal üretim ilişkilerinin kendine özgü biçimiyle belirlenen ve üretici güçlerin belli bir düzeyine karşılık gelen temel iktisadi örgütlenme tarzı ya da aşaması.

Feudal mode of production : Feodal üretim biçimi. Marksist yaklaşımda toprak mülkiyetine ve toprak kölesi emeğine dayanan üretim biçimi.

Slavery mode of production : Köleci emeğe dayalı üretim tarzı. Köleci üretim biçimi.

Primitive communial mode of production : Sınıfların ve sömürünün olmadığı, ortak mülkiyet ve çalışmaya dayalı üretim biçimi. İlkel komünal üretim biçimi.

 

Asiatic mode of production : Asyatik üretim tarzı. Üretimde asya modeli. Asya tipi üretim tarzı.

İngilizce Capitalist mode of production Türkçe anlamı, Capitalist mode of production eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capitalist mode of production ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Capitalist mode of production synonyms : a shift in demand, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures, a shift in supply, a type mutual funds, abnormal budget.