Captive product türkçesi Captive product nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Tutsak mal.
- Zorunlu olarak birlikte tüketilmesi gereken tamamlayıcı mallar.
Captive product ingilizcede ne demek, Captive product nerede nasıl kullanılır?
Captive : Tutsak. Esir. Kapatılmış. Rehine. Baskı altında. Savaş esiri. Tutsak edilmiş. Esir düşmüş. Mahkum. Kısıtlanmış.
Product : Ortaya çıkarılan, elde olunan, üretilen mal. Ürün. Genellikle satılan, süt, yumurta, yün gibi üretilen bazı şeyler. bir veya daha fazla sayıdaki diğer maddelerden biyolojik, kimyasal veya fiziksel değişimlerin sonucu meydana gelen bir madde. Hasıla. Sonuç. Çarpım. İmal. Eğitim, iktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Meyve. Netice.
Captive audience : Dinlemeye mecbur edilen kimse. Zoraki dinleyiciler.
Captive company : Bir hizmet sunması için bir başka şirket tarafından kurulmuş şirket.
Captive market : Tutsak piyasa. Kıtlık, ikame mallarının olmaması veya yüksek fiyatlı olması, rekabetin olmaması gibi nedenlere bağlı olarak olası alıcıların belli bir firmadan mal satın almak zorunda kaldıkları piyasa. potential customers who are constrained to purchase a good or service from a particular supplier because of (1) shortages, (2) competitors' high prices, (3) lack of competition, (4) unique feature or benefit of the item, or (5) the seller owning the buying entity.
Captive test : Tespit edilmiş füze testi. Statik deney. Bremze füze testi.
İngilizce Captive product Türkçe anlamı, Captive product eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Captive product ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Captive product synonyms : a change in supply, a pass through certificate, a group shares, a shift in demand, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand.

Bu kısımda Captive product kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Captive product ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Captive product anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Captive product ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.