Caravela türkçesi Caravela nedir

  • Karavele.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Denizlerde başlıca yük taşıtı olarak kullanılan büyük tekne.
  • Karavela.

Caravela ingilizcede ne demek, Caravela nerede nasıl kullanılır?

Caravel built : Yan yana dizilen tahtalarla yapılmış olan (gemi).

Caravel : Karavela (gemi). Karavela gemi. Karavela.

Caravelle : Hafif yelkenli gemi.

Caravels : Karavela. Karavela (gemi). Karavela gemi.

Caravaggio : Polidoro caldara da caravaggio (1496-1543). İtalyan ressam. Bir soyadı. Michelangelo merisi da caravaggio (1571-1610).

Caravanning : Karavanla seyahat etme uygulaması. (ingiliz ingilizcesi) karavanla seyehat. Karavanla seyahat.

Caravan camp : Karavanlardan (geçici taşınabilir araç) oluşan geçici iskan yeri. Karavan kampı.

Caravan trailer : Seyahat eden yaşam odaları şeklinde döşenmiş motorlu araç.

Caravanner : Bir konvoyun lideri. Karavancı. Karavanda yaşayan kimse. Kervanla seyahat eden kimse. Karavan evi ile birlikte seyahat eden insan.

Caravans : Karavan. Üstü kapalı yolcu veya yük arabası. Kamyon. Kafile. Kervan. Konvoy. Seyyar ev. Karavanla gezmek.

İngilizce Caravela Türkçe anlamı, Caravela eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caravela ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Axis powers : Eksen devletleri. Iı. dünya savaşından önce aralarında bir bağlaşma yapan almanya, japonya ve italya devletleri.

 

Barbarian : Vahşi. Gaddar. Uygarlaşmamış kimse. Kaba. Zalim. Yabancı. Barbar. Uygarlaşmamış. Greklerle romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim.

Archives : Arşivler. Kayıtlar. Resmi evrak ve kayıtlar. Arşiv binası. Arşiv odası. Belgelerin saklandığı yer. Evraklar. Arşiv. Belgelik.

Areopagite : Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse. Areopagit. Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi.

Refined sugar : Arıtılmış şeker. Rafine şeker.

Apostle : Dönme. Misyoner. Lider. Apostol. Döneklik. Havari. Öncü. Bir hareketin lideri. İnanç ve öğütlerini yaymak için isa peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri. Hz isa´nın on iki havarisinden biri.

Barbary : Mağrip. Batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge. Kuzey afrika kıyısında mısır'ın batısında kalan ülkelerin topluca adı: libya, cezayir, tunus, fas. Berberi. Afrika'nın kuzeyinde batı mısır'dan atlantik okyanusu'na kadar uzanan bölge.

Sugar : Para. Şeker koymak. İltifat. Esas olarak sükroz'dan ibaret olan, glukoz ve fruktoza hidrolize olan, doğal olarak şeker pancarı, şeker kamışı, sorgum ve benzerlerinde en çok bulunan, kristalleşebilen tatlı, molekül sayısı 10’dan az olan bir disakkarit. Şekerlemek. Şekerim. Şeker katmak. Genel olarak tatlı olan ve suda çözünen monosakkaritler ile disakkaritlere verilen ad. (halk dilinde şeker olarak bilinen özdek, bir disakkarit olan sakkarozdur.). Tatlım. Tatlı sözler etmek.

 

Caravels : Karavela gemi. Karavela (gemi).

Barricade : Barikat yapmak. Berkitilmiş tabya ve sığınak. Set çekmek. Geçiş engeli. Tabur. Barikat. Siper. Engel. Mania.

Caravela synonyms : caramel brown, caramelized sugar, autocracy, armour, archon, armistice, archer, chromatic, areopag, carvel, antiquity, caravel, almanac, acropolis.

Caravela zıt anlamlı kelimeler, Caravela kelime anlamı

Achromatic : Renksemez. Akromatik. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renksiz. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Perdesi değişmeyen.

Clinker built : Kaplama parçaları birbirine bindirilmiş. Bindirme kaplamalı (gemi). Bindirme kaplamalı.