Carbohydrate türkçesi Carbohydrate nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Polihidroksi aldehitler ya da polihidroksi ketonlar ile bunların türevlerinden oluşan, her su molekülüne karşı bir karbon atomuna sahip, karbon sayısı ve kapsadığı aldehit ya da keton grubuna göre adlandırılan monosakkarit, disakkarit, oligosakkarit, polisakkarit, kompleks polisakkaritler, monosakkarit türevleri gibi gruplandırılan bileşikler. karbohidratlar.
  • Karbon hidrat.
  • Karbohidratlar.
  • Karbohidrat.
  • Karbonhidrat.

Carbohydrate ile ilgili cümleler

English: Do you know anything about complex carbohydrates?
Turkish: Kompleks karbonhidratlar hakkında bir şey biliyor musun?

English: The percentage of carbohydrates in animal cells is approximately 6 percent.
Turkish: Hayvan hücrelerindeki karbonhidrat oranı yaklaşık yüzde altıdır.

English: Some people say a high fat low carbohydrate diet is healthy.
Turkish: Bazı insanlar yüksek yağ ve düşük karbonhidrat diyetinin sağlıklı olduğunu söylüyorlar.

Carbohydrate ingilizcede ne demek, Carbohydrate nerede nasıl kullanılır?

Carbohydrates : Karbohidratlar. Karbonhidrat. Karbon, hidrojen ve oksijen taşıyan, cnh2n0n genel formülüyle ifade edilen, genellikle yapısal (selüloz) ve yapısal olmayan (şeker ve nişasta) nişasta, şeker, selüloz ve hemiselüloz içeren, hayvanların bağırsaklarında emilmeleri için basit şekerlere parçalanan, büyük oranda enerji sağlayan organik maddeler. Karbonhidratlar.

 

Non structural carbohydrates : Hücre enerji kaynağı olarak görev yapan, hücre içinde depolanan, nişasta ve şeker gibi basit karbonhidratları kapsayan, selüloz içermeyen karbonhidrat. Yapısal olmayan karbonhidratlar.

Structural carbohydrates : Ham selüloz. Yapısal karbonhidrat.

Carbohydrase : Karbohidraz. Karbonhidraz. Polisakkaritleri veya oligosakkaritleri hidrolize etmek için kullanılan enzimler. Ptiyalin, amilaz, maltaz gibi yalnızca karbonhidratları sindiren enzimler.

Carbohydrases : Bazı karbonhidratları parçalayan pityalin, amilaz, maltaz gibi enzimler. Karbohidrazlar. Ptiyalin, amilaz, maltaz gibi, karbohidratları sindiren enzimler. Karbohidraz.

İngilizce Carbohydrate Türkçe anlamı, Carbohydrate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carbohydrate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oligosaccharide : Hidroliz sırasında az miktarda monosakkarit üreten karbonhidrat (kimya). Birkaç monosakkaritin glikozidik bağla birbirine bağlanarak polimerize olmasından meydana gelen karbonhidrat. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sadece birkaç monosakkarit biriminden oluşan molekül. Oligosakkarit. Glikozitik bağlarla birleşmiş birkaç monosakkarit grubu.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Deoxyribose : Dna'da bulunan şeker elementi. Dna içinde bulunan şeker bileşeni. Dezoksiriboz. Deoksiriboz.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

 

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Supermolecule : İri molekül.

Maple sugar : Akçaağaç şekeri.

Carbonhydrates : Cx (h2o)y; şeker, nişasta gibi önemli besinleri oluşturan ve bitkilerce üretilen organik bileşikler sınıfı. Karbonhidratlar. Polihidroksi aldehitler veya polihidroksi ketonlarla bunların türevlerinden oluşan, her su molekülüne karşı bir karbon atomuna sahip, karbon sayısı ve kapsadığı aldehit veya keton grubuna göre adlandırılan monosakkarit, disakkarit, oligosakkarit, polisakkaritlerin türevleri gibi gruplandırılan organik bileşikler, karbohidratlar.

Macromolecule : Proteinler, polisakkaritler ve diğer doğal ve sentetik polimerlerde olduğu gibi birkaç binden milyonlara uzanan molekül ağırlığına sahip çok büyük polimerik zincir yapısına sahip bir molekül. Büyük molekül. Proteinler, polisakkaritler, nükleik asitier gibi molekül ağırlığı birkaç bin dalton'dan büyük organik moleküller. İri molekül. Makromolekül. İril özdecik. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. İriözdecik. İril molekül. Özdecik ağırlığı binleri bulan çoğuz türü özdecik.

Carbohydrate synonyms : monosaccharose, simple sugar, polyose, jagghery, jaggary, jaggery, carbohydrates, a chromosome, abiotic factor, ribose, abiotic environment, xylose, aardvarks, aardwolf, sugar, invert sugar, carb, aardvark, monosaccharide, abramis zone, wood sugar, a protein, polysaccharide, cane sugar, saccharide, acacia, abo blood groups system, abacus bodies, beet sugar, a cell.

Carbohydrate ingilizce tanımı, definition of Carbohydrate

Carbohydrate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of a group of compounds including the sugars, starches, and gums, which contain six (or some multiple of six) carbon atoms, united with a variable number of hydrogen and oxygen atoms, but with the two latter always in proportion as to form water. As dextrose, C6H12O6.