Carinae türkçesi Carinae nedir

  • Baklagil bitkilerinde dağ silsilesi gibi alçalıp yükselen iç taç yapragı (botanik terimi).
  • Kemik çıkıntısı (zooloji).

Carinae ingilizcede ne demek, Carinae nerede nasıl kullanılır?

Carina sterni : Karina sterni. Kanatlılarda çok kuvvetli olan göğüs kaslarının yapışmasına yarayan ve göğüs kemiğinin dış yüzünde bulunan mediyan çıkıntı.

Carina tracheae : Karina trake. Bifurcatio tracheae'de, soluk borusu lümenine uzanan ve aerodinamik olarak etkiyen çıkıntı.

Carina : Omurga. Omurga. gemi omurgası. Karina.

Carinas : Kemik çıkıntısı (zooloji). Karina. Karena. Omurga. Karina (takımyıldızı). Baklagil bitkilerinde dağ silsilesi gibi alçalıp yükselen iç taç yapragı (botanik terimi).

Carinate : Karinat. Carina'sı olan. Çıkıntılı bir şekli olan (botanik, zooloji).

Carinated birds : Omurgah hayvanlardan, kuşlar (aves) sınıfının hemen hemen bütün kuşları içine alan büyük bir bölümü. hepsi karinalıdır. dalgıç kuşları (gaviiformes), penguenler (sphenisciformes), fırtına kuşları (procellariiformes), leyleksiler (ciconiiformes), kazsılar (anseriformes), kartallar (falconiformes), tinamular (tinamiformes), tavuksular (galliformes), bataklık kuşları (grallae), yağmur kuşları (charadriiformes), guguksular (cuculiformes), gökkuzgunumsular (coraciiformes), ötücü kuşlar (passeriformes) takımlarını içine alır. Karinalılar.

 

Caring : Önemseme. Şefkatli. Alaka gösteren. Kayıt. İlgili. İlgi gösteren. Sempatik. Yardımsever. Umur.

Ocarina : İnce uzun oval şekli sekiz parmaklı deliği ve dışa çıkık ağızlığı olan küçük üflemeli çalgı.

Ocarinas : İnce uzun oval şekli sekiz parmaklı deliği ve dışa çıkık ağızlığı olan küçük üflemeli çalgı.

Acarina : Akar ve kenegiller. Akarına. Fındık kozalak akarı. Kozalak akarı. Bitki zararlıları ve sakırgalar türü.

İngilizce Carinae Türkçe anlamı, Carinae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carinae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Important : Saygın. Kibirli. Kendini beğenmiş. Gururlu. Ciddi. Mühim. Okkalı. Önemli. Muazzam.

Primal : Başlıca. Baş. Temel. Ana. Birincil ya da primer. İlk. Asal. İlkel.

Fawn : Geyik yavrusu. Açık kahverengi. Doğurmak. Yavrulamak. Alageyik yavrusu. Geyik doğurmak. Karaca yavrusu. Dalkavukluk etmek. Kuyruk sallamak. Yaltaklık etmek.

Key : Uydurmak. Açkı. Kilit. Sıkıştırmak. Tutturmak. Girmek bilgisayar. Anahtar. Tespit etmek. Tuş.

Bend : İşe geldiği gibi değiştirmek. Çökmek (diz). Bükmek. Katlanmak. Yönelmek. Eğilmek. Bükme. Kıvrım kanatlarının birbirine bağlandığı yer. Boyun eğmek. Eğmek.

Cower : Sinmek (korku vb nedeniyle). Çömelmek. Büzülmek. Suspus olmak. Korkudan sinmek. Sinmek. Korkup çekilmek. Çökmek. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim).

Central : Uygun. Merkezi. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Merkezde olan. Santral memuru. Önde gelen. Belli başlı. Esas. Merkezsel. Özeksel.

 

Fundamental : Asli. Ana. Esas kanun. Önemli. Kural. Belli başlı. Temel. Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses. Temelli.

Creep : (sarmaşık vb) sarılmak. Sünmek. Kaymak. Sürünerek ilerlemek. Sokulmak. Sevilmeyen kimse. Yuva. Sığınak. Yaltakçı. Ürperme.

Crawl : Sürünmek. Dalkavukluk etmek. Yağ yapmak. (böcekle) dolu olmak. Karıncalanmak. Emeklemek. Yağ çekmek. Böcek istila etmek. Yavaş ilerlemek. Kaynıyor olmak.

Carinae synonyms : of import, flex, carinas, grovel.

Carinae zıt anlamlı kelimeler, Carinae kelime anlamı

Unimportant : Fındık kabuğunu doldurmaz. Hafif. Önemsiz. Ufak tefek. Mühim olmayan.

Straighten : Kalkmak. Düzleştirmek. Yoluna koymak. Doğrusunu açıklamak. Düzlemek. Doğrultmak. Yoluna girmek. Düzelmek. Halletmek. Düzeltmek.