Carrierbag türkçesi Carrierbag nedir
- Torba.
- Çanta (plastik veya kağıt).
- Hafif kağıt torbası.
Carrierbag ingilizcede ne demek, Carrierbag nerede nasıl kullanılır?
Carrier bag : Torba taşıyıcı. Taşıma çantası. Taşıma torbası. Poşet. Satın alınan şeyleri taşımak için plastik yada kağıt çanta. Saplı naylon çanta.
Carrier based aircraft : Uçak gemisinde üslenmiş uçak.
Carrier channel : Taşıyıcı kanalı.
Carrier current : Kuran partör. Bir iletim yolunun taşıma sığasını artırmak için, taşınacak sıktıkta akım ile kiplenen, daha yüksek sıklıkta dalgalı akım. bir iletim yolu değişik sıklıkta birçok taşıyıcı akımı birden kaldırabilir. Taşıyıcı akım. Kuranportör.
Carrier current relay : Taşıyıcı akım rölesi.
Carrier line : Taşıyıcı hattı.
Carrier frequency : Televizyon yayınlarında resim ve ses taşıyıcı dalganın yinelenimi. Taşıyıcı yinelenim. Taşıyıcı dalga frekansı. Taşıyıcının frekansı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taşıyıcı frekans.
Carrier mediated transport : İlaçların kendilerine özgül bir taşıyıcı molekül aracılığında zarlardan geçişini sağlayan etkin taşınma ve kolaylaştırılmış difüzyon olaylarına verilen ad. Taşıyıcı aracılı geçiş.
Carrier filter : Taşıyıcı süzgeci.
Carrier gas : Taşıyıcı gaz.
İngilizce Carrierbag Türkçe anlamı, Carrierbag eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Carrierbag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Giand : Gudde.
Pocket : Cebe indirmek. Sineye çekmek. İç etmek. Türküm. Cebe atmak. Cebine atmak. Bastırmak. Kese. Deliğe sokmak (bilardo).
Pouches : Gözaltı torbası. Göz altında oluşan torbamsı şişlik. Avurt. Para kesesi. Torbalanmak. Poş. Cebe indirmek. Yutmak. Torbacık.
Cyst : Kist. Kese. Yağ cebi. Bir hücrelilerin ya da çok hücreli küçük hayvanların uygun olmayan şartlar altında ya da çoğalma sırasında çevrelerine saldıkları ve kendilerini korumaya yarayan dayanıklı kapsül. Kapsül. Kese. içinde sıvı veya yarı katı materyal bulunduran kese biçiminde oluşum. kimi parazitlerin yaşam döngüleri içerisinde, koruyucu bir duvarla sarılı olarak kaldıkları bir evre. Safrakesesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Bag : Sarkmak. Çantaya koymak. Germek. İç etmek. Çuvala koymak. Kapmak (sandalye). Torbaya koymak. Çanta. Yakalamak.
Doggy bag : Restoranda artan yiyecekleri paket yaptırma.
Cysts : Kist. Safrakesesi. Kapsül. Kistler.
Sack : Kovmak. Yağmalamak. Sepetlemek. Yağma etmek. Çuvala doldurmak. Atmak. Defetmek. Çapullamak. Talan etmek.
Paper bag : Kağıt torba. Kese kağıdı. Kağıt çanta. Kesekağıdı. Kağıt poşet.
Carrierbag synonyms : grocery bag, poket, doggie bag, scrotums, pouch, poke, vesica, scrotum, pochette, pouching, dartos.

Bu kısımda Carrierbag kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Carrierbag ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Carrierbag anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Carrierbag ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.