Carryons türkçesi Carryons nedir
- Uçak veya trende yanında taşınan küçük bagaj.
Carryons ingilizcede ne demek, Carryons nerede nasıl kullanılır?
Carryon : Uçak veya trende yanında taşınan küçük bagaj.
Carryover : Aktarma. Sarkıntı. Taşıma. Devren gelen mal veya eşya. Nakil. Nakli yek-n. Repor işlemi. Nakli yekun. Hasılat bakiyesi. Müdevver zarar.
Carryovers : Ertelenmiş iş. Aktarma. Sarkıntı. Müdevver zarar. Hasılat bakiyesi. Nakli yekun. Devren gelen mal veya eşya. Makineye su yürümesi. Taşıma. Repor işlemi.
Carry a message : Haber taşımak.
Carry a motion : Bir teklifi onaylatmak.
Carry away the bell : Kazanmak. Alt etmek. Yenmek.
Carry arms : Silahlanmak. Silah taşımak.
Carry an item : Satmak. Bir maddeyi nakletmek.
Carry away : Büyülemek. Coşturmak. Ayartmak. Kendinden geçirmek. Götürmek. Heyecanlandırmak. Taşımak. Aparmak. Sürüklemek. Alıp götürmek.
Carry along : Sürekli desteklemek. Aynı görüşü paylaşmak.
İngilizce Carryons Türkçe anlamı, Carryons eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Carryons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Deal : İş. Vermek. İlgilenmek. Dağıtmak. Patlatmak. Ele almak. Anlaşma. Miktar. Davranmak. Uyuşturucu işi yapmak.
Restart : Yeniden başlamak. Yeniden başlatmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bir izlencenin herhangi bir aksaklık nedeniyle kesilmesi durumunda, işi en baştan başlatmak yerine, öngörülmüşse, yeniden başlama durağından sürdürme. Yeniden başlat. Yeniden başlatma. Yeniden başla. Yeniden başlama.
Perpetuate : Ölümsüzleştirmek. Sürdürmek. Sürekli kılmak. Ebedileştirmek. İpka etmek. Devam ettirmek. Aralıksız yapmak. Korumak. İdame etmek. Olagelmek.
Keep : Himaye. Bakım. İç kale. Yerine getirmek. Kayıt tutmak. Bakmak. İşletmek (otel vb). Yönelmek. Saklamak. Konumunda tutmak.
Persevere : Direşmek. Sonuna kadar direnmek. Üstelemek. Direnmek. Sebat etmek. Tahammül etmek. Bekinmek. Azmetmek. Azimle devam etmek. Devam etmek.
Keep up : Yukarıda tutmak. Ayak uydurmak. Yüksekte tutmak. Seviyesine ulaşmak. Bozmamak. Devam ettirmek. Ayakta tutmak. Ayakta kalmak. Su üstünde tutmak. Sürdürmek.
Proceed : Dava açmak. Girişmek. Sürmek. Devam etmek. Dava etmek. İlerlemek. Davranmak. Doktor ünvanı kazanmak. Çıkmak.
Manage : Götürmek. Başarmak. İşletmek. Yetiştirmek. Tiyatroyu yönetmek. bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek. Becermek. Yönetmek. Geçinmek. İdare etmek. Yolunu bulmak.
Hold : Tutuklu olarak tutmak. Sahip olmak. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Gözaltına almak. Geminin içi, yük konulacak yeri. Sadık kalmak. Çekmek. (elinde) (bir şey) tutmak. Günlük çekimler arasından asıl filmde kullanılmak üzere ayrılmış başarılı çekim. İyi çekim.
Racketeer : Dolandırıcı. Düzenbaz. Şantaj yapmak. Haraççı. Haraç almak. Vurguncu. Haraç toplamak. Sahtekar. Şantajla para almak. Gangster.
Carryons synonyms : re start, hang in, go forward, continue, go on, handle, conduct, hang on, hold on, bear on, preserve, uphold, mummify, resume, persist, care, sustain, go along, prolong, maintain.
Carryons zıt anlamlı kelimeler, Carryons kelime anlamı
Discontinue : Bırakmak. Ara vermek. Kesmek. Devam etmemek. Durmak. Durdurmak. Kullanımdan kalkmak. Son vermek. Vazgeçmek. Bitmek.
Behave : Nazik davranmak. Terbiyeli olmak. Çalışmak (mühendislik terimi). Davranış sergilemek. Terbiyesini takınmak. Davranmak. Hizaya gelmek. Hareket etmek. Görgülü davranmak.

Bu kısımda Carryons kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Carryons ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Carryons anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Carryons ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.