Carryon türkçesi Carryon nedir

  • Uçak veya trende yanında taşınan küçük bagaj.

Carryon ingilizcede ne demek, Carryon nerede nasıl kullanılır?

Carryons : Uçak veya trende yanında taşınan küçük bagaj.

Carryover : Müdevver zarar. Nakli yek-n. Makineye su yürümesi. Aktarma. Sarkıntı. Devren gelen mal veya eşya. Nakil. Repor işlemi. Ertelenmiş iş. Nakli yekun.

Carryovers : Aktarma. Devren gelen mal veya eşya. Repor işlemi. Nakli yekun. Müdevver zarar. Hasılat bakiyesi. Ertelenmiş iş. Taşıma. Sarkıntı. Makineye su yürümesi.

Carry a message : Haber taşımak.

Carry a motion : Bir teklifi onaylatmak.

Carry a torch for : Karşı konulmaz bir ihtiras duymak. Karşılık görmeksizin sevmek. Karşılıksız sevmek.

Carry an item : Bir maddeyi nakletmek. Satmak.

Carry a person off his feet : Alt etmek. Bir insanı dizlerinin üzerine çöktürmek. Sersemletmek.

Carry arms : Silahlanmak. Silah taşımak.

Carry a torch : Platonik şekilde bir insanla ilgilenmek. Platonik bir aşk yaşamak. Abayı yakmak. Karşılığı olmayan ve acı veren aşk duygusu hissetmek. Platonik sevmek. Birisine aşırı bağlılık göstermek. Platonik aşk yaşamak. Karşılık vermeyen birine aşık olmak. Aşk acısı çekmek. Bir amacı gerçekleştirmek.

İngilizce Carryon Türkçe anlamı, Carryon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carryon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cart : Yük arabası. Götürmek. El arabası. Atlı yük arabası. Sebzeci arabası. Çekçek. Araba ile taşımak. Taşımak. Araba.

Move : Hareket. Devinmek. İlerlemek. Tahrik etmek. Kıpırdatmak. Duygulandırmak. Taşıma. Taşımak. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Teklif etmek.

Chariot : Savaş arabası. İki tekerlikli at arabası. Cenk arabası. İki tekerlekli araba. İki tekerlekli at arabası. Yarış arabası. İki tekerlekli savaş arabası.

Shoulder : Destek. Banket. Duyarlıkölçümü eğrisinin üstte sağa doğru kırılan; ışıklamadaki artışın yoğunlukta aynı ölçüde artışa yol açmadığı, dolayısıyla negatif gereçlerde konunun tüm özelliklerini yansıtmayan, düşük ışıklama bölgesinin yer aldığı bölümü. Yüklenmek. Üstüne almak. Omuzlamak. Ön kolların bağlı olduğu omuz kemerinin bulunduğu bölge. Biyoloji, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gövdenin boyun omurlarıyla kolun üst bölümü arasındaki bölgesi. Omuz.

Conduct : Sevk ve idare etmek. Sesi iletmek. Kılavuzluk etmek. İdare etmek. Yöneltmek. Yürütmek. Olayların kendiliğinden akışı ya da yönlendirme sonucu izlediği süreç. Gidiş. Davranım. Yönlendirmek.

Take : (fotoğraf) çekmek. Reaksiyon. Ele almak. (sınava) girmek. Tepki. Kavramak. Almak. Tutulan balık miktarı. Hasat. Avalanan hayvan miktarı.

Bring : Kazandırmak. İkna etmek. Doğurmak. Vermek (ceza). Razı etmek. Getirmek. Sebebiyet vermek. Neden olmak. Ayıltmak. Kandırmak.

Transport : Araç. Ülkeler arasında ya da bir ülkenin ulusal sınırları içinde yolcuların ve çok daha önemli olarak tecim mallarının, alındığı yerden gideceği ya da kullanılacağı yere, çeşitli ulaşım araçlarından yararlanılarak götürülmesi. Bir maddenin bir yerden başka bir yere taşınması. transport. Götürmek (bir yerden başka bir yere). Taşımacılık yapmak. Başını döndürmek. Taşıt. Kütle, kıvıl yük ya da erkenin, genellikle özdecik çarpışmaları sonucu, ortamın bir yerinden, ilgili değişkenleri daha düşük bir yerine aktarılması. Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, voleybol alanlarında kullanılır. Nakil.

 

Tug : Şiddetle çekmek. Çekelemek. Çekiştirmek. Çekiş. Çabalamak. Sürüklemek. Asılmak. Çekmek. Uğraşmak. Kuvvetle çekmek.

Bear : Üstlenmek. Vermek. Dayanmak. Aklında olmak. Sineye çekmek. Ayı. Yönelmek. Götürmek. Sahip olmak. Uymak.

Carryon synonyms : pipe in, port, tote, handle, convey, porter, deal, return, racketeer, bucket, care, lug, displace, pack, manage, fly, haul.

Carryon zıt anlamlı kelimeler, Carryon kelime anlamı

Lack : İhtiyacı olmak. -sizlik. -sizlik çekmek. Eksiklik. -den yoksun olmak. Olmamak. -e sahip olmamak. Olmayış. Yoksun kalmak. Yoksun olmak.