Carves türkçesi Carves nedir

Carves ile ilgili cümleler

English: At mosques, scarves, skirts and cardigans are offered for women to wear.
Turkish: Camilerde kadınlar için örtü, etek ve hırka bulunur.

English: My grandmother owns many scarves.
Turkish: Büyükannemin bir sürü eşarbı var.

Carves ingilizcede ne demek, Carves nerede nasıl kullanılır?

Headscarves : Başörtüleri. Başa takılan ve çene altında bağlanan bayan baş örtüsü. Başörtü.

Scarves : Şal. Boyunbağı. Ek yeri. Fular. Geçme yeri. Başörtüsü. Eşarp. Eşarplar. Atkı. Kaşkol.

Carve out : Biçimlendirmek. Oluşturmak. Yapmak.

Carve out a career for oneself : Kariyer yapmak.

Carve out a fortune : Servet yapmak.

Carvel : Karavela. Karavela (gemi). Karavela gemi.

Carved wood : Yontulmuş kukla. Yontularak yapılmış kukla.

Carvel built : Yan yana dizilen tahtalarla yapılmış olan (gemi).

Carver : Massachusetts eyaletinde yerleşim yeri. Et bıçağı. Oymacı. Hakkak. Minnesota eyaletinde şehir.

Carved stone : Kıvrımlı taş.

İngilizce Carves Türkçe anlamı, Carves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Chases : Yiv. Takip. Avlanma bölgesi. Av. Kovmak. İz sürme. Takip etmek. Oluk. Kovalama.

Arrest : Çekmek (dikkat). El koymak. Önünü almak. Durdurmak. Tevkif etmek. Yakalama. Götürmek. Önlemek. Gelen kimse.

Incises : Deşmek. Oyma. Kazımak. Nüfuz etmek. Yarmak.

Channel : Maceraya sevk etmek. Nehir yatağı. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol. Arna açmak. Kanal açmak. Arna. Alıcı oluğu.

Assuages : Yatıştırmak. Tatmin etmek. Hafifletmek. Bastırmak. Dindirmek. Azaltmak.

Hew out : Yontarak yapmak. Yontmak. Kastırmak. Çabalayarak yapmak. Büyük çaba ile oluşturmak. Yontarak şekil vermek. Zahmetle meydana getirmek. Uğraşıp yapmak. Zorlukla oluşturmak.

Abridges : Mahrum etmek. Tenkis etmek. Azaltmak. Kısaltmak. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Kısmak. Özetlemek.

Cave in : Moralman çökmek. Kazmak. Teslim olmak. Açmak. Çökmek. Göçertmek. Göçmek. Göçürmek. Yıkılmak.

Frittered : Ziyan etmek. Etli ve sebzeli börek. İsraf etmek. Parça. Bir tür şekerli çörek. Çarçur etmek. Parça parça doğramak. Boşa harcamak. Meyveli börek.

Amputating : Kesmek (ağaç, organ). Budamak. Kesmek (bir uzvu). Kesmek (ağaç veya organ vb). Organını almak. (organ veya ağaç) kesmek.

 

Carves synonyms : cut, fritter, butchered, butchering, grave, abandon, chased, sculpture, chiselling, engrave, shape, chiseling, fret, hacked, sympathize with, barged, cavitate, abridge, belt up, association, mold, incising, blow the whistle on, character, feel for, butcher, inscribe, cut up, compassionate, graven, erase, forge, engraves.

Carves zıt anlamlı kelimeler, Carves kelime anlamı

Straight line : Doğru. Düz çizgili. Düz doğru. Doğru hat. Düz çizgi.

Retreat : Geri adım atmak. Gitmek. Yeniden işlemek. Geri çekilmek. Geri çekilme. Ricat etmek. İnzivaya çekilmek. Çekilmek. Ricat. Geri hamle yapmak.