Cask türkçesi Cask nedir

  • Bir fıçı dolusu.
  • Kurşun koruyucu.
  • Varil.
  • Fıçılamak.
  • Radyoaktif malzemenin taşınması ya da depolanmasında kullanılan kurşun kap.
  • Bir varil dolusu.
  • Fıçı.
  • Nükleer enerji alanında kullanılır.
  • Fıçı dolusu.

Cask ile ilgili cümleler

English: A large cask of wine had been dropped and broken, in the street.
Turkish: Caddede büyük bir şarap varili düşürüldü ve kırıldı.

Cask ingilizcede ne demek, Cask nerede nasıl kullanılır?

Wine cask : Şarap fıçısı.

Casked : Fıçılamak. Kurşun koruyucu. Bir varil dolusu. Bir fıçı dolusu. Fıçı. Varil.

Casket : Kutu. Mücevher kutusu. Kutuya koymak. Küçük kutu. Tabut.

Casketed : Mücevher kutusu. Küçük kutu. Kutu. Tabut. Kutuya koymak.

Casketing : Tabut. Kutu. Mücevher kutusu. Küçük kutu. Kutuya koymak.

Cas : Karadaki kuvvetlere destek amacıyla düşman kuvvetlerinin hava bombardımanı. Close air support (yakın hava desteği).

Casaba : Bir tür kış kavunu. Sarı kavun türü. Kavun. Kış kavunu.

Casking compound : Macun.

Caskets : Kutuya koymak. Küçük kutu. Tabut. Mücevher kutusu. Kutu.

Casking : Macunlama. Macunlanma.

İngilizce Cask Türkçe anlamı, Cask eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cask ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coopers : Şarapçı. Fıçı yapan kişi. Fıçı onarmak. Fıçıcı. Fıçı yapmak. Maine eyaletinde yerleşim yeri.

 

Tierce : Üçlü takım. Üçüncü çelgi. Üçlü seri. Sabah duası saati. Esas notanın üzerinde ses aralığı. Üç savutta da gövdenin yukarı-dışarı kesimini (doğrultusunu) korumak, için uygulanan çelgi. (namlu ucu yukarda, savut tutan el göğüsten az aşağıda ve dışta, tırnakları yere dönüktür. kesici kılıçta, namlunun kesici yüzü dışa dönük olarak daha aşağıdan uygulanır.). Yüz doksan litrelik fıçı.

Barrel : Taşıma çubuğu. Hızlı gitmek. Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. Uçmak (argo terim). Perdeleri germekte kullanılan çubuk. Yakıt kovası. Çark.

Cooper : Fıçıcı. Şarapçı. Fıçı yapmak. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Fıçı onarmak. Fıçı yapan kişi. Şarap satıcısı.

Bulletproof : Kurşun geçirmez.

Stave : Fıçı tahtası. Kıta. Çıta. Fıçıyı tahtalarla donatmak. Kesim. Bertaraf etmek. Çökertmek. Uzaklaştırmak. Çubuk. Şiir kıtası.

Ring : Bir sirkte gösterilerin yapıldığı alan. Mapa. Halka biçiminde doğramak. Yüzük takmak. Çalmak. Çalmak (zili veya çanı). Alan. Yüzük. Gırgır ağlarının alt kısmında yer alan ve ağın alttan kapatma düzeneğinde görev yapan istinga halatının içinden geçtiği halkalar. gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener.

Keglers : Küçük fıçı. Şaka maksadıyla birinin pantolonunu indirmek. Topu atan oyuncu. Bowling oyununda yer alan kimse.

Spigot : Musluk valfi. Muflu bağlantı. Ağaç musluk. Tıkaç. Fıçı tapası. Boru ağızlığı. Tahta musluk tıkacı. Musluk. Musluk tapası.

 

Cask synonyms : pickle barrel, beer keg, rear of tube, caskful, rear of barrel, casks, lag, wine cask, tubful, cisterns, beer barrel, butt, breech, keg, barreled, barrelful, kegler, casked, hoop, tun, bung, barreling, vat, cistern, bulletproofs, bulletproofing, coopered, kilderkin, hogsheads, hogshead, spile, tap, vessel.

Cask ingilizce tanımı, definition of Cask

Cask kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To put into a cask. Same as Casque.