Spigot türkçesi Spigot nedir

  • Musluk tapası.
  • Muflu bağlantı.
  • Fıçı tapası.
  • Tahta musluk tıkacı.
  • Boru ağızlığı.
  • Musluk.
  • Musluk valfi.
  • Ağaç musluk.
  • Tıkaç.

Spigot ingilizcede ne demek, Spigot nerede nasıl kullanılır?

Bell and spigot joint : Muflonlu bağlantı.

Spigots : Fıçı tapası. Ağaç musluk. Tıkaç.

Spi : Spı. Standard-poor endeksi.

Spic : Latin soyundan gelen kimse. Latin amerikalı.

Spica : Başakçı. Spika. Sivri uç (botanik terimi). Başak.

Spice : Çeşni katmak. Tat veren şey. Heyecan katmak. Bahar katmak. Bahar. Baharat koymak. Tat. Heyecanlı hale getirmek. Baharat. İlginçleştirmek.

Spice rack : Baharat kaplarını koymak için kullanılan raf. Baharat rafı.

Spicers : Minnesota eyaletinde şehir.

Spicebush : Lindera. Kadehçiçeği. Kalikant.

Spice a food up : Baharat katarak bir yemeği daha lezzetli yapmak.

İngilizce Spigot Türkçe anlamı, Spigot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spigot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bung : Tapa. Savurmak. Tapalamak. Ağzını tıpa ile kapamak. Tıkamak. Hırpalamak. Tıpa. Atmak.

Packings : Paketleme. Sarma. Taş kama. Tampon. Sandıklama. Salmastra. Ambalaj. Sızdırmazlar. Ambalajlama.

Water tap : Su vanası. Bir borudan akan suyun akışını kontrol etmeye yarayan gereç. Su musluğu.

 

Cask : Fıçı. Radyoaktif malzemenin taşınması ya da depolanmasında kullanılan kurşun kap. Bir fıçı dolusu. Fıçı dolusu. Kurşun koruyucu. Fıçılamak. Bir varil dolusu. Varil.

Stopcock : Üç yönlü vana. Vana. Ana musluk. Cam musluk. Tıpa. Valf. Üç yönlü musluk.

Hydrant : Hortum takılan su borusu. Su ağzı. Ağız. Yangın musluğu. Hidrant. Yangın söndürme amacıyla kent su döşeminden suyun alındığı ağız. Alma ağzı. Ana musluk.

Stopper : Tıkamak. Durduran kimse. Tıpalamak. Tıkaçlamak. Tapa. Lavabo, yıkanma teknesi v.b. araçlar içinde su biriktirebilmek için çıkış deliğine konan konik parça. Dikkat çeken şey. Tıpa. Top kesici.

Regulator : Bağlama. Regülatör. Saat rakkası. Dalış tüplerinin yüksek basıncını dalgıçların nefes alabilecekleri makul basınca düşüren bir supap. Düzenleyici. Ayarlayıcı. Düzengeç. Nazım. Akım düzenleyici.

Fillers : Geçici önlem. Boş zaman dolduracak program. Astar (boya). Doldurucu.

Cocks : Zırva. Saman yığını. Rüzgar gülü. Lider. Martaval. Erkek av kuşu. Ot yığını. Saçmalık. Horoz.

Spigot synonyms : mixing faucet, water faucet, turncock, grip, neck, faucet, emboli, drinking fountain, stopple, filler, handle, barrel, cork, corks, tap, water fountain, embolus, faucets, botts, plug, packing, bungs, handgrip, bott, cock, spile, hold, obturator, spigots, stopcocks, bot.

Spigot ingilizce tanımı, definition of Spigot

Spigot kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, the plug of a faucet or cock. A pin or peg used to stop the vent in a cask.