Varil nedir, Varil ne demek

Varil; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Çoğunlukla sıvı maddeleri koymak için kullanılan, metalden yapılmış, silindir biçiminde, üstü kapalı kap.
  • Bu kabın içine aldığı madde miktarı
  • Petrol ölçü birimi (158,8l litre).

"Varil" ile ilgili cümleler

  • "Petrolün varil fiyatı gün geçtikçe artıyor."
  • "Yetmişer kiloluk varilleri raylar üzerinde yuvarlayarak tıngır tıngır getiriyorlar." - A. Gündüz

Kimya'daki anlamı:

Büyüklüğü değişen, sıvılar için galon, katılar için pounal kullanılan, hacim birimi .

İngilizce'de Varil ne demek? Varil ingilizcesi nedir?:

barrel

Varil hakkında bilgiler

Varil, katı veya sıvı maddelerin nakliyatında kullanılan bir tür kap. Genellikle metalden üretilir. Her yerde geçen bir standart hacim olmadığından, dünyanın neredeyse her yöresi kendi varil ve hacmini belirlemiştir.

Uluslararası ticaret geliştikce, ham petrolün endüstriyelleşmiş şekilde dünyada ticaretini kolayca sağlamak için, uluslararası antlaşmaya göre standart olarak bir Amerikan Standard Oil Company blue barrel (Türkçe: mavi varil) kullanılır.

Ingilizcede barrel´in matematiksel kısaltılışı: bl´dir ve geleneksel olarak farklı hacimlere sahiptir. Petrol ticaretinde bir dünya standartı uygulamak için, Amerikan Standard Oil Company blue barrel versiyonu seçilmiştir ve b(lue)'b(arre)l olarak kısaltılmıştır.

 

Standart bbl´in hacmi daima 42 U.S. gallon´udur veya metrik hesap üzerinde 158.987 litredir.

Varil ile ilgili Cümleler

  • Caddede büyük bir şarap varili düşürüldü ve kırıldı.
  • Orta Doğu petrol fiyatları varil başına beş dolar fırladı.
  • Varili buraya yuvarla.
  • 1835'te, bir varil un altı dolara mal olurdu.
  • Bir varilde kaç litre benzin vardır?
  • Ali buzdolabında dört litrelik ucuz şarap variline sahiptir.
  • Tüm çöpleri bu varile koyun.
  • Ali varili devirdi.

Varil anlamı, tanımı:

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Madde : Molekül. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Duyularla algılanabilen nesne. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Bir cismi oluşturan öge, öz. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Para, mal vb. ile ilgili şey.

Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Bu maddeden yapılmış. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı.

Petrol : Yoğunluğu 0,8-0,95 arasında olabilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendisine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ, yer yağı.

Litre : Bu birimde bir kabın alabileceği miktarda olan. Sıvıları ölçmede kullanılan, bir desimetreküp hacminde ölçü birimi.

 

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Koymak : Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Katmak, eklemek. İmza, tarih, adres yazmak. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Etkilemek, dokunmak. Bırakmak, terk etmek. Bırakmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak.

Silindir : Silindir şapka. Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genellikle motorlu araç. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Kapalı : Geçilmez durumda olan. Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Bulutlu, karanlık (hava). Açık olmayan (giyecek). Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. Başı örtülü (kadın). İçe dönük yaradılışta olan. Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Gizli, saklı.

Miktar : Ölçü. Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik.

Ölçü : Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Ölçüt. Ölçme sonucu bulunan rakam.

Nakliyat : Taşıma işleri, taşımacılık.

Diğer dillerde Varil anlamı nedir?

İngilizce'de Varil ne demek? : n. barrel, cask, keg, tub, vat

Fransızca'da Varil : baril [le], tonnelet [le]

Almanca'da Varil : Fass n; Tonne f

Rusça'da Varil : n. бочонок (M), кадушка (F)