Casket türkçesi Casket nedir

Casket ingilizcede ne demek, Casket nerede nasıl kullanılır?

Casketed : Mücevher kutusu. Kutuya koymak. Tabut. Kutu. Küçük kutu.

Casketing : Kutu. Tabut. Kutuya koymak. Küçük kutu. Mücevher kutusu.

Caskets : Küçük kutu. Tabut. Mücevher kutusu. Kutuya koymak. Kutu.

Casked : Fıçı. Bir fıçı dolusu. Bir varil dolusu. Varil. Fıçılamak. Kurşun koruyucu.

Wine cask : Şarap fıçısı.

Casabas : Kavun. Kış kavunu. Sarı kavun türü.

Casa : Ev (ispanyolca'da).

Casking compound : Macun.

Casaba : Kavun. Kış kavunu. Sarı kavun türü. Bir tür kış kavunu.

Cask : Bir varil dolusu. Fıçı. Radyoaktif malzemenin taşınması ya da depolanmasında kullanılan kurşun kap. Fıçılamak. Varil. Fıçı dolusu. Kurşun koruyucu. Bir fıçı dolusu.

İngilizce Casket Türkçe anlamı, Casket eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Casket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ark : Düz karinalı gemi. Ahit sandığı. Huh'un gemisi. Mavna. Duba. Sandık. İsrailliler için kutsal olan sandık (incil'le ilgili). Tahta sandık. Nuh'un gemisi.

Box : Saplama kutusu. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Loca. Kasa. Özel bölme. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı.

 

Case : Sandık. Hal. Örnekolay. Kılıf. Dava. Yerine koymak (kasa veya kılıf vb). Kovan. Durum. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun. Sorun.

Coffin : Açılmaya elverişsiz gemi. Deniz seferine elverişsiz gemi. Tabuta koymak. Radyoaktif maddeleri taşımakta kullanılan kap. Radyoaktif madde sızdırmaz kurşun kap.

Coffining : Deniz seferine elverişsiz gemi. Radyoaktif maddeleri taşımakta kullanılan kap. Açılmaya elverişsiz gemi. Tabuta koymak.

Enclose : Hapsetmek. Koymak (bir mektupla aynı zarf içine). Kapatmak. Eklemek. İçermek. Çit ile çevirmek. İçine koymak. Kuşatmak. Etrafını çevirmek. Çevirmek (duvar veya çit vb ile).

Cartoning : Nişan tahtasının ortasındaki beyazlık. Mukavva kutu. Karton kutu. Mukavva. Karton.

Binned : Yer. Çöp kovası. Bidon. Teneke. Çöpe atmak. Küçük depo. Tahıl saklamak için kullanılan kap. Çöp kutusu. Ambarlamak.

Casket synonyms : jewel casket, casketing, casketed, coffins, shut in, bins, jewel case, inclose, cartridge, biers, jewel box, boxes, canned, cartons, can, capsa, carton, arks, close in, bin, bier, cartridges, caskets.

 

Casket ingilizce tanımı, definition of Casket

Casket kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To put into, or preserve in, a casket. A gasket. [Bakınız: Gasket]. A small chest or box, esp. of rich material or ornamental character, as for jewels, etc.