Catch on türkçesi Catch on nedir

Catch on ile ilgili cümleler

English: He does not seem to be able to catch on to what she is saying.
Turkish: O onun ne söylediğini anlayabiliyor gibi görünmüyor.

English: I couldn't understand him; I couldn't catch on to his way of speaking.
Turkish: Onu anlayamadım; onun konuşma şeklini anlayamadım.

English: I couldn't catch on to the joke he told us.
Turkish: Onun bize anlattığı şakayı anlayamadım.

English: She doesn't seem to be able to catch on to what he is saying.
Turkish: O onun ne dediğini anlayabiliyor gibi görünmüyor.

English: Being a foreigner, I couldn't catch on to the joke.
Turkish: Ben bir yabancı olduğum için, şakayı anlayamadım.

Catch on ingilizcede ne demek, Catch on nerede nasıl kullanılır?

Catch : Vurmak. Görmek. Tokat atmak. Yakalama. Birdenbire fark etmek. Aldatmaca. Sıkışmak. Enselemek. Maruz kalmak. Çalışmak.

On : Açık. Giyilmiş. Yanmak. Üstünde. Makbul. De. Devrede. Civarında. Olmakta olan. Çakırkeyif.

Catch on to : Anlamak. Farkına varmak. Kavramak.

Catch 22 : Madde 22. Joseph heller tarafından ikinci dünya savaşı'nın son aşamalarında yazılmış olan hicivsel bir. Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık durumu.

 

Catch a bus : Otobüsle seyahat etmek. Otobüsle gitmek. Otobüsü yakalamak. Otobüse binmek.

Catch a chill : Soğuk almak. Üşütmek.

İngilizce Catch on Türkçe anlamı, Catch on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Catch on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cling to : Yanında kalmak. Yapışmak. İnançlı kalmak. Asılı kalmak. Tırmanmak. Sadık kalmak. Sıkı sıkı sarılmak. Bağlanmak.

Be enamoured of : Bayılmak.

Awakens : İkaz etmek. Gözü açılmak. Dirilmek. Canlanmak. Uyanmak. Uyandırmak. Uyarmak. Kışkırtmak. Teyakkuz etmek.

Apprehending : İdrak etmek. Tutuklamak. Tevkif etmek. Yakalamak. Endişe etmek. Korkuyla beklemek. Korkmak.

Awoken : Uyarmak. Uyandırmak. Gözünü açmak. Uyandırılmış. Uyanmak. Gözü açılmak. Uyanık. Uykudan kalkmak.

Absorbs : Çekmek. İşgal etmek. Karşılamak (masrafı). Sönümlemek. Absorbe etmek. Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı). Emmek. Kendine katmak. Yutmak.

Absorb : Soğurmak. Sönümlemek. Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Özümsemek. İçine çekmek. Emmek, içine çekmek, içine almak. Emmek. Absorbe. İşgal etmek.

Ascertains : Doğrusunu öğrenmek. Soruşturmak. Aslını öğrenmek. Tespit etmek. Belirlemek. Tayin etmek. Saptamak. Bulmak. Meydana çıkarmak.

Appreciates : Fiyatını yükseltmek. Beğenmek. Değerlenmek. Teşekkür borçlu olmak. Takdirle karşılamak. Zevk almak. Değerini bilmek. Değer kazanmak. Değer vermek.

Catch on synonyms : awake to, carry off, catch on to, clutch, get the hang of, attainted, be in love with, be smitten with, be a good judge of, be the wear, apprehends, apperceive, bear off, be stuck, attacks, win a name for oneself, be in, be held, attaints, awakened, awakes, glom, come in, behold, clutched, apprehend, bites, become famous, fasten onto, appreciated, cotton on, catches, enjoy a good reputation.