Catch on to türkçesi Catch on to nedir

Catch on to ile ilgili cümleler

English: I couldn't catch on to the joke he told us.
Turkish: Onun bize anlattığı şakayı anlayamadım.

English: He does not seem to be able to catch on to what she is saying.
Turkish: O onun ne söylediğini anlayabiliyor gibi görünmüyor.

English: I couldn't understand him; I couldn't catch on to his way of speaking.
Turkish: Onu anlayamadım; onun konuşma şeklini anlayamadım.

English: She doesn't seem to be able to catch on to what he is saying.
Turkish: O onun ne dediğini anlayabiliyor gibi görünmüyor.

English: Being a foreigner, I couldn't catch on to the joke.
Turkish: Ben bir yabancı olduğum için, şakayı anlayamadım.

Catch on to ingilizcede ne demek, Catch on to nerede nasıl kullanılır?

Catch : Basmak. Top tutma. Sıkışmak. Yakalanan şeyin miktarı. Kavramak. Birdenbire fark etmek. Takılmak. Anlamak. Birdenbire farketmek. Duymak.

On : Açık. Üstünde. E doğru. Yönünde. Makbul. Devrede. Olmakta olan. Çakırkeyif. Esnasında.

To : Göre. Karşı. İla. E doğru. Ya. Oranla. -e göre. Kadar. Arasında. -e kadar.

Catch on : Kavramak. Anlamak. Popüler olmak. Ünlü olmak. Farkına varmak. Meşhur olmak. Moda olmak. Gözde olmak. Tutunmak. Sevilmek.

On top : -in üstünde bulunan. Tepede. Üzerinde. Üstünde. Zirvede. Üstte. Dorukta.

 

Be on top of the world : Çok mutlu olmak. Sevinçten havalara uçmak. Dünyalar onun olmak. Mutlu olmak.

Cotton on to : Çakmak. (bir şeyin anlamını vb) kavramak. Dostluk kurmak. Jeton düşmek. (bir şeye) uyanmak. Anlamak.

Be on to someone : (birinin) ne numara çevirdiğini anlamak.

Came on to her : Onu baştan çıkarma. Onunla flört etme. Ona kur yapma.

Color buttons on toolbars : Araç çubuğunda renkli düğmeler.

İngilizce Catch on to Türkçe anlamı, Catch on to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Catch on to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Awakens : Dirilmek. Uyarmak. İkaz etmek. Uyanmak. Canlanmak. Kışkırtmak. Teyakkuz etmek. Gözü açılmak. Uyandırmak.

Ascertains : Tayin etmek. Meydana çıkarmak. Öğrenmek. Soruşturmak. Doğrusunu öğrenmek. Bulmak. Tespit etmek. Saptamak. Belirlemek.

Catch on : Kapmak. Tutulmak. Meşhur olmak. Gözde olmak. Popüler olmak. Ünlü olmak. Sevilmek. Moda olmak.

Beholds : Gözlemlemek. Seyretmek. Dikkat etmek. Dikkatle bakmak. Bakmak. Görmek.

Awaken : Teyakkuz etmek. Uyarmak. Kışkırtmak. Dirilmek. Gözü açılmak. İkaz etmek. Canlanmak. Uyandırmak. Uyanmak.

Appreciates : Değer vermek. Değerini artırmak. Değerlemek. Değerlendirmek. Minnettar olmak. Zevk almak. Değerini bilmek. Teşekkür borçlu olmak. Takdir etmek.

Awakes : Uyarmak. Gözünü açmak. Gözü açılmak. Farkında. Harekete geçirmek. Canlanmak. Uykudan kalkmak. Kışkırtmak. Uyandırmak.

Bite : Yemek. Oltaya gelmek. Sokmak. Rahatsız etmek. (böcek) sokmak. Lokma. Acıtmak. Dişlemek. Yakmak (soğuk). Sızlamak.

 

Came home : Anlaşılır olmak. Dönmek.

Awoken : Gözünü açmak. Uyandırılmış. Uyanık. Uykudan kalkmak. Uyanmak. Uyarmak. Gözü açılmak. Uyandırmak.

Catch on to synonyms : apprehended, accept, apprehend, become aware, ascertain, bites, appreciate, apperceived, accepts, catch, cotton on, appreciated, actualise, ascertaining, apprehends, beheld, be sensible of, absorbs, apprehending, awoke, become aware of, be a good judge of, awakened, apperceiving, behold, apperceive, awake to, absorb.