On top türkçesi On top nedir

On top ile ilgili cümleler

English: A cellar was dug on top of the hill and they slowly moved the house from the road to the hill.
Turkish: Tepenin üstünde bir mahzen kazıldı ve onlar evi yavaşça yoldan tepeye taşıdılar.

English: A house is built on top of a solid foundation of cement.
Turkish: Bir ev, çimentodan yapılmış sağlam bir temel üstüne inşa edilmiştir.

English: Ali put the skis on top of the car.
Turkish: Ali kayakları arabanın üstüne koydu.

English: Ali hid the gun in the cookie jar on top of the refrigerator.
Turkish: Ali silahını buzdolabının üstündeki kurabiye kavanozuna sakladı.

English: Ali put his wallet on top of the dresser.
Turkish: Ali cüzdanını konsolun üstüne koydu.

On top ingilizcede ne demek, On top nerede nasıl kullanılır?

On : Esnasında. Üzerinde. İle. Üstünde. E doğru. Yanmak. Açık. Makbul. Olmakta olan.

Top : Üstünden geçmek. Baş. Alt etmek. Tavan. Kapamak. Üst. Üst kısmını koparmak (bitkinin). Birinci olmak. Geçmek.

On top of : Üstünde. -in üzerinde. -e ilaveten. -e ek olarak. Üstüne. İle beraber. Üstelik e ilaveten. Tepesinde. Üstelik. -in yanı sıra.

Always on top : (bilgisayar)başka uygulamalara ilave olan uygulama. Her zaman üstte. Devamlı üstte.

 

Be on top of the world : Sevinçten havalara uçmak. Çok mutlu olmak. Dünyalar onun olmak. Mutlu olmak.

Come out on top : Zirveye tırmanmak. Kendinin üstünlüğünü kanıtlamak. Zirveye çıkmak. Üstün gelmek.

Get on top of : Aşmak. Fazla gelmek.

İngilizce On top Türkçe anlamı, On top eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On top ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Supra : Daha çok. Supra. Ötesinde. Yukarıda. Yukarıda zikredilen. Yukarıda geçen. Üst, üstünde, yukarı tarafta. Üstün.

On : Devrede. Makbul. Açık. Esnasında. E doğru. Giyilmiş. Civarında. Yönünde. Çakırkeyif.

About : Şurada burada. Etrafında. İlgili. -den ne haber?. Aksi yöne. Tahminen. Üzere. Civarında. Şuralarda. Yanında.

Upwards of : -den daha fazla. -den yukarı. Daha yukarı. Daha fazla.

Far beyond : Çok ötesinde. Çok üzerinde. Çok fazla.

At the head of : Önünde. Başında bulunmak. Önde gelen.

Upon : Göre. İle. Üzerine.

Atop of : Daha iyi. Üstüne. Üstün.

At : Hatta. De. Da. E. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. A. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Yanında. Üzere.

On top synonyms : at the top, whereon, sur, aboves, up the hill, overhead, atop, on top of, super.