Be on top of the world türkçesi Be on top of the world nedir

  • Sevinçten havalara uçmak.
  • Dünyalar onun olmak.
  • Çok mutlu olmak.
  • Mutlu olmak.

Be on top of the world ingilizcede ne demek, Be on top of the world nerede nasıl kullanılır?

Be : Olmak. -di. Mal olmak. -dir. Kalmak. Anlamına gelmek. Berylliumb (berilyum). Var olmak. Durmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element.

On : De. Yanmak. Üzerinde. Üstünde. Makbul. Olmakta olan. Esnasında. Civarında. Açık.

Top : Kapamak. Üst. -den iyisini yapmak. Tepe. Üstünden geçmek (bir yerin). Tavan. Baş. Geçmek. Aşmak.

Of : İle ilgili. -nın. -in. Karşı. Nin. -dan. Den. -li. Hakkında. -nin.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

World : Evren. Hayat. Arz. Cihan. Dünya. Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Yeryüzü. Alem. Toplum.

Seven wonders of the world : Dünyanın yedi harikası. Yedi tansık. Antik zamanlarda inşa edilmiş yedi hayranlık uyandırıcı yapı (piramitler, babil'in asma bahçeleri, olimpia'da zeus ve midas heykelleri, iskenderiye feneri, rodos heykeli, efes'teki artemis tapınağı, halikarnas mozolesi).

 

Way of the world : Dünyanın çalışma düzeni. Dünya adabı. Dünya düzeni.

Until the end of the world : İlelebet. Tüm gayretle. Bıkıp usanmadan. Aralıksız. Durmaksızın. Dünyanın sonuna kadar. Sonsuza kadar.

Conception of the world : Dünya görüşü.

İngilizce Be on top of the world Türkçe anlamı, Be on top of the world eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be on top of the world ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be over the moon : Havalarda uçmak. Deli gibi sevinmek. Sevinçten uçmak. Neşeden çıldırmak. Mutluluktan çıldırmak. Havalara uçmak. Sevinçten kalbi durmak.

Jollified : Şenlendirmek. Birini neşelendirmek. Neşelenmek. Gürültüyle kutlamak.

Exult : Övünmek. Sevinçten uçmak. Sevinmek. Çok sevinmek. Sevincinden uçmak. Çok sevinmek (bir zaferden sonra). İftihar etmek. Coşmak. Bayram etmek.

Tread on air : Ayakları yerden kesilmek.

Have a glorious time : Çok eğlenmek. Harika zaman geçirmek.

Brighten : Aydınlık olmak. Parlamak. Aydınlanmak. Canlanmak. Canlılık vermek (bir yere). Neşelendirmek. Aklamak. Aydınlatmak. Canlandırmak.

Overjoy : Aşırı sevinmek. Çok memnun kalmak.

Be all smiles : Sekiz köşe olmak. Ağzı dört köşe olmak. Dört köşe olmak. Mutlu görünmek. Çok mutlu görünmek.

Exulted : Övünen. Bir zafer sonrası coşmuş. Sevinçten havalara uçmuş. Övünmek. Çok sevinmek. İftihar etmiş. Bayram etmek (argo terim). Bayram etmiş. Çok sevinmiş.

Overjoys : Çok memnun kalmak. Aşırı sevinmek.

Be on top of the world synonyms : jollify, be as happy as a prince, be on cloud nine, breeze in, on cloud nine, enjoy oneself, jollifies, jollifying, be in seventh heaven, brightens, be riding on air, overjoying, be very happy, bask, walk on air, exults, sit on top of the world, exulting, be walking on air.