Cazibeleşmek nedir, Cazibeleşmek ne demek

  • Çekici, alımlı duruma gelmek

Cazibeleşmek anlamı, tanımı:

Cazibe : Çekim. Çekicilik.

Çekici : Kaza veya arıza yapan, yanlış yere park eden aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt. Alımlı.

Alımlı : Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Gelme : Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme. Gelmek işi. Gelmiş olan.

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Düşmek, rast gelmek. Ortaya çıkmak, doğmak. İzlemek, takip etmek. Olmak, -e uğramak. Kadar olmak. Dayanmak, tahammül etmek. Herhangi bir sırada bulunmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Mal olmak. Getirmek. Sonuç çıkmak. Belli bir zamana ulaşmak. Çıkmak, yönelmek. Kazanılmak, sağlanılmak. İsabet etmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Biriyle birlikte gitmek. Belli bir süre dolmak. Uygun düşmek. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Görünmek, sanılmak. Akmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Oturmaya, ziyarete gitmek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Uymak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Türemek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Katılmak, eklenmek.