Cellose türkçesi Cellose nedir
- Selobiyoz.
- Selülozun şeker ürünü.
- (biyokimya) cellobiose.
- Selobiyon.
Cellose ingilizcede ne demek, Cellose nerede nasıl kullanılır?
Cellos : Çello. Viyolonsel.
Brucellosis : İnsan ve hayvanlarda brucella türlerinin oluşturduğu üreme organlarında ve yavru zarlarında yerleşerek yavru atmaya ve kısırlığa neden olan hastalık tablosu, bang hastalığı. Brusellozis. Brusella. Bruselloz. Bulaşıcı hastalık (hayvanları ve insanları etkileyen). Malta humması. İnsan ve hayvanlarda brucella türlerinin (b. melitensis, b. abortus ve b. suis) oluşturduğu hastalık. Brusellosis.
Violoncellos : Viyolonsel.
Cello : Çello. Viyolonsel.
Cellobiase : Selobiyozu glikoza parçalayan enzim. Selobiyaz.
Chancellor of the exchequer : Maliye bakanı. Maliye bakanı (ingiliz ingilizcesi). İngiltere maliye bakanı.
Chancellors : Baş hakim. Hukuk müşaviri. Yüksek makamlı resmi görevli. Alabama eyaletinde şehir. Rektör. Başbakan. Bakan. Şansölye. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Almanya'da şansölye.
Cancellous graft : Kemiklerin süngerimsi kısımlarından küretle kazınarak alınan ince kemik yongalarının kırık çizgisi arası ve etrafına yerleştirilmesiyle uygulanan greft, spongiyöz greft, kansellöz greft. Spongiyöz greft. Kansellöz greft. Süngerimsi kemik grefti.
Cellobiose : Selülozun kısmen parçalanması ile oluşan iki glikoz biriminden yapılmış bir disakkarit. Selobiyoz. Selülozun şeker ürünü (kimya). Sellobiyoz.
Cancellous : Geçirgen. Delikli. Bünyesi sünger gibi olan. Delikli (anatomi terimi). Gözenekli. Süngerimsi.
İngilizce Cellose Türkçe anlamı, Cellose eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cellose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Impending : Yaklaşan. Kapıdaki (tehlike vs.). Olmak üzere. Eli kulağında. Olması yakın.
Enveloping : Zarflama. Örten. Çevreleyen. Kuşatan. Kaplayan. Kaplama.
Seal : Mühür. Fok avlamak. Damgalamak. Mühürlemek. İlişkili olduğu iyenin adını taşıyan madeni damga. Ayıbalığı avlamak. Fok. Ad damgası. Conta. Belirlemek (yazgı).
Approximate : Yaklaşık. Yaklaşık olmak. Benzemek. Yaklaşık olarak değerlendirmek. Yakınlaşmak. -e yakın olmak. Yaklaşmak. Hemen hemen doğru ama tam değil. Çok yaklaşmak. Yaklaştırmak.
Snap : Terslemek. Şipşak fotoğraf çekmek. Şıklatmak. Çat diye kapanmak. Çıkışmak. Kırmak. Şaklatmak. Çatırdamak. Isırmak. Pat diye söylemek.
Close set : Birbirine yakın.
Slat : Ahşap çubuk (pencere kafesini oluşturan). Sunta. Bağdadi çıtası. Sunta ile donatmak. Çarpmak. Çıta. Uçağın hücüm kenarındaki hareketli kumanda yüzeyi. Lata. Tiriz.
Imminent : Pek yakın. Olması yakın. An meselesi. Olması muhtemel. Yakında olacak. Yakında olmasından korkulan. Eli kulağında. Olması yakın ve muhakkak. Yakın.
Shut : Menetmek. Kıstırmak. Kapanmış. Kapalı. Örtülü. Kapamak. Kapanmak. Susturmak. Örtmek. Kapatılmış.
Close hauled : Orsa giden.
Cellose synonyms : walk to, adpressed, circumferent, close together, appressed, snuggled, juxtaposed, hand to hand, slam, draw, immediate, ambient, proximate, close at hand, seal off, bang, adjacent, side by side, at hand, nestled, shutter, encompassing, roll up, distance, cellobiose, walking, impendent, contiguous, scalelike, bung, next, surrounding.
Cellose zıt anlamlı kelimeler, Cellose kelime anlamı
Distant : Mesafeli. Soğuk. Uzaktan. İlgisiz. Uzakta. Samimiyetsiz. Irak (yer). Irak. Uzak. Ağır.
Open : Dürüst. Genişletmek. İçten. Serbest. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Açılmak. Bildirmek. Ferah. Geniş. Yarılmak.

Bu kısımda Cellose kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cellose ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cellose anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cellose ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.