Censed türkçesi Censed nedir
- Tütsülü.
- Buhur yakmak.
- Tütsülemek.
Censed ile ilgili cümleler
English: He is licensed as a pharmacist.
Turkish: O, bir eczacı olarak ruhsatlıdır.
English: I want a licensed guide who speaks English.
Turkish: İngilizce konuşan, ruhsatlı bir kılavuz istiyorum.
English: She was somehow incensed against me.
Turkish: Her nedense bana karşı öfkeliydi.
English: Is Ali a licensed therapist?
Turkish: Ali ruhsatlı bir terapist midir?
English: I am a licensed veterinarian.
Turkish: Ben ruhsatlı bir baytarım.
Censed ingilizcede ne demek, Censed nerede nasıl kullanılır?
Incensed : Kızgın. Öfkeli. Kızdırılmış.
Licensed : Ruhsatlı. Yetkili. Lisansı. Lisanslı. İmtiyazlı. İzinli. Vesikalı. Ehliyetli.
Licensed program : Lisanslı program.
Licensed user : Yetkili kullanıcı. Lisanslı kullanıcı.
This product is licensed to : Bu ürünün lisans sahibi.
Censer : Tütsülük. Buhurdanlık. Tütsü kabı. Buhurluk. Buhurdan.
Censes : Buhur yakmak. Tütsülemek.
Unlicensed gun carrier : Ruhsatsız silah taşıyıcı. Bir ateşli silahı bunu yapmak için izni olmaksızın nakleden kimse.
Building license : Yapı ruhsalı. Yapı oluru. Yapı izni. İnşa etme yetkisi. Yapı ruhsatı. İnşaat ruhsatı. İnşaat lisansı.
Unlicensed : Ehliyetsiz. Lisansız. Ruhsatsız. Lisanssız. İzin verilmemiş. Lisans alınmamış.
İngilizce Censed Türkçe anlamı, Censed eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Censed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Incenses : Çileden çıkarmak. Sinirlendirmek. Tütsü yakmak. Öfkelendirmek. Hiddetlendirmek. Yağlamak. Tütsü. Alevlendirmek. Pohpohlamak.
Smoked : Dumanlanmış. Tütsülenmiş. Sigara içmiş. Füme. Füme (et). Tütsülenmiş (et veya balık).
Fumigates : Buharla dezenfekte etmek. Fumigat. Zararlı böcek veya bakterileri öldürmek için kimyasal madde. Duman yada gaz kullanmak. Etüv yapmak. Dezenfekte etmek. Dumanla dezenfekte etmek.
Consciousness : Akıl. Şuur. Algıları ansal düzeyde bilgiye dönüştüren süreç. bk. an, anlak. Uyanık olma. Bilinçlilik. Zihin. Anlayış. İnsanın amaçlı bir etkinliği, toplumsal gelişmenin bilinen nesnel yasalarına uygun olarak gerçekleştirmesi durumu. His.
Awareness : Uyanıklık. Farkındalık. Bir gözlemcinin gözlem koşullarını bozabilecek ya da bilgileri saptırabilecek olası durum ya da koşullar konusunda önceden bilgili olması. Bilinç. Haberdarlık. Bilinçlenme. Haberdar olma. Farkında olma. Bilinirlik. Ayırdında olma.
Incensing : Alevlendirmek. Tütsü yakmak. Tütsü. Yağlamak. Pohpohlamak. Kızdırmak. Öfkelendirmek. Çileden çıkarmak. Hiddetlendirmek.
Kippering : Açık havada kurutmak. Balığı tuzlayıp tütsüleme. Balığı kurutma.
Kippers : Tuzlanıp tütsülenmiş ringa balığı. Çiroz. Açık havada kurutmak. Tütsülenmiş ringa balığı. Balığı tuzlayıp tütsülemek. Tütsüleyip kurutmak.
Censed synonyms : censes, cense, kipper, incense, censing, perceive, feel, fumed, fumigate, knowingness, sense of direction, comprehend, fumigating, smoke, cognizance, sense of responsibility, smokes, cognisance.
Censed zıt anlamlı kelimeler, Censed kelime anlamı
Continue : Sürdürmek. Sürmek. Olagelmek. Devam etmek. Devamı gelmek. Ertelemek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. İdame etmek. Uzamak. Devam ettirmek.
Censed antonyms : incognizance.

Bu kısımda Censed kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Censed ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Censed anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Censed ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.