Censes türkçesi Censes nedir

Censes ingilizcede ne demek, Censes nerede nasıl kullanılır?

Incenses : Tütsü. Tütsü yakmak. Yağlamak. Çileden çıkarmak. Sinirlendirmek. Tütsülemek. Hiddetlendirmek. Kızdırmak. Pohpohlamak. Alevlendirmek.

Licenses : Ehliyet. Lisanslar. Evlenme cüzdanı. Ruhsatlar. Ruhsat. Lisans. Aşırı serbestlik. Özgürlüğün kötüye kullanılması.

No licenses : Lisans yok.

Sublicenses : Alt lisans vermek. Alt lisans.

Cense : Buhur yakmak. Tütsülemek.

Censer : Tütsü kabı. Tütsülük. Buhurluk. Buhurdanlık. Buhurdan.

Building license : Yapı oluru. İnşaat ruhsatı. Yapı izni. İnşa etme yetkisi. Yapı ruhsalı. Yapı ruhsatı. İnşaat lisansı.

Export license : İhracat ruhsatı. İhraç lisansı. İhracat lisansı. Başka ülkelerde satış yapmak üzere bir ülkeden mal ihraç edebilme izni.

Censed : Tütsülemek. Tütsülü. Buhur yakmak.

End user license agreement : Son kullanıcı lisans anlaşması. Lisansta belirtilen şartları kabul ettikten sonra kullanıcının yazılımı kullanmasına izin veren yazılım uygulama yayıncısı ve son kullanıcı arasındaki anlaşma. Eula.

İngilizce Censes Türkçe anlamı, Censes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Censes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Area : Bölge. Bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alan, yer, saha. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. İata'nın üç coğrafi bölgesinden biri. Alan. Civar. Yöre. Arazi. Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği.

Cognisance : İdrak. Farkında olma. Kavrama. Karışmak. Kaza alanı. Malumat. Bilgi. Mahkemenin davayı dinlemesi. İtiraf. Anlayış.

Storm centre : Kasırga merkezi.

City centre : Kent özeği. Bir kentin, başlıca kamusal ve özel yapılarının, tecim, yönetim ve ekin kuruluşlarının bir araya toplandığı, çok katlı yapıları, yoğun ve devinimli nüfusu ile ilgi çekici kesimi. bk. özbölge, iş bölgesi, iş özeği. Kent merkezi.

Cognizance : Kavrama. Bilgi. Anlayış. Karışmak. Yetki. Farkında olma. Farkına varma. Malumat. Mahkemenin davayı dinlemesi. Kaza alanı.

Country : Taşra. Köy. Vatan. Halk. Kır. Kırsal kesim. Kırsal. Arazi. Millet. Sayfiye.

Inner city : Şehir içi. Şehrin merkezinde yoksulların oturduğu mahalle.

Incenses : Kızdırmak. Çileden çıkarmak. Tütsü. Pohpohlamak. Sinirlendirmek. Hiddetlendirmek. Öfkelendirmek. Yağlamak. Tütsü yakmak.

Incensing : Kızdırmak. Öfkelendirmek. Tütsü yakmak. Çileden çıkarmak. Yağlamak. Hiddetlendirmek. Alevlendirmek. Pohpohlamak. Tütsü.

Midfield : Alabama eyaletinde şehir. Ortasaha. Orta saha.

Censes synonyms : centre stage, midstream, consciousness, kipper, storm center, eye, kippers, cense, knowingness, fumigating, censed, seat, censing, medical center, heart, middle, kippering, hub, smoke, awareness, financial center, fumigates, center stage, incense, central city, sense of direction, fumigate, sense of responsibility, smokes, fumed, city center, centre.

Censes zıt anlamlı kelimeler, Censes kelime anlamı

Continue : Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Olagelmek. Uzamak. Sürmek. Dayanmak. İdame etmek. Kalmak. Sürdürmek. Devam ettirmek. Uzatmak.

Censes antonyms : incognizance.