Censers türkçesi Censers nedir
Censers ingilizcede ne demek, Censers nerede nasıl kullanılır?
Licensers : Lisans veren. Ruhsat veren kimse. Müsaade veren kimse.
Censer : Buhurdanlık. Tütsülük. Buhurluk. Buhurdan. Tütsü kabı.
Incenser : Fitne sokan. Tahrik eden. Harekete geçiren. Kışkırtan kimse. Provoke eden. Ayartan.
Licenser : Ruhsat veren kimse. Müsaade veren kimse. Lisans veren.
Cense : Buhur yakmak. Tütsülemek.
Censed : Tütsülü. Tütsülemek. Buhur yakmak.
Building license : Yapı ruhsatı. Yapı izni. Yapı oluru. Yapı ruhsalı. İnşaat lisansı. İnşa etme yetkisi. İnşaat ruhsatı.
Flying license : Uçuş lisansı. Uçak kullanma izni.
End user license agreement : Lisansta belirtilen şartları kabul ettikten sonra kullanıcının yazılımı kullanmasına izin veren yazılım uygulama yayıncısı ve son kullanıcı arasındaki anlaşma. Eula. Son kullanıcı lisans anlaşması.
Driver license : Sürücü belgesi. Sürücü ehliyeti.
İngilizce Censers Türkçe anlamı, Censers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Censers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Middle : Aradaki. Orta kısım. Vasati. Göbek adı. Bel. Orta. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Vasat. Ortanca. Ortadaki.
Country : Taşraya özgü. Bölge. Memleket. Halk. Kırsal. Taşraya ait. Arazi. Kır. Kırsal kesim. Yöre.
Medical center : Tıbbi merkez. Tıp merkezi.
Area : Alan, yer, saha. Ülke yüzölçümü. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Mesaha. Area. Yersel alan. Harekat bölgesi. İata'nın üç coğrafi bölgesinden biri. Yüzölçümü. Bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Centre : Çevresinde dönüp dolaşmak. Orta. Merkezleşmek. Merkeze yerleştirmek. Konsantre olmak. Orta alan. Merkezde toplanmak. Açık oyunculardan birinin topu kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Ilımlı kimse. Kubbe inşaat desteği.
Storm center : Karışıklığın kaynağı. Kasırga merkezi.
Seat : Bir seyircinin tiyatro seyrederken oturduğu yer. Almak (salon). Ata oturuş biçimi. ...kişilik oturma kapasitesi olmak. İskemle. Merkez. Oturağını tamir etmek. Kıçını tamir etmek (pantolon). Oturtmak. Oturacak yer.
Storm centre : Kasırga merkezi.
Center stage : Çevreli tiyatro. Dört bir yanı seyirci ile çevrili oyun yeri olan tiyatro biçimi. örnek : ortaoyunu, abd, sscb ve avrupa ülkelerinde görülen ortada oyun yeri olan tiyatrolar.
Heart : Cücük. Merkez. Verimlilik. Vicdan. Kalp. Göbek. Orta kısım. Kupa. Yüreklilik.
Censers synonyms : piece of land, piece of ground, centerfield, centre stage, tract, midstream, parcel of land, financial center, city centre, eye, incensory, central city, inner city, cassolette, midfield, thuribles, city center, parcel, center field, thurible, hub, outfield, censer.
Censers zıt anlamlı kelimeler, Censers kelime anlamı
Infield : Beysbol sahası. Tarla. Çiftliğe yakın tarla. Sahanın kaleye yakın bölümü. Çiftlik evine yakın tarla.

Bu kısımda Censers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Censers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Censers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Censers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.