Cerises türkçesi Cerises nedir

  • Kiraz kırmızısı.

Cerises ingilizcede ne demek, Cerises nerede nasıl kullanılır?

Cerise : Kiraz kırmızısı.

Mercerise : Merserizelemek. Kumaş parlatmak. Merserize etmek. Merserize yapmak.

Mercerised : Merserize.

Cancerisation : Kanser olma durumu. Kansere dönüşme durumu (ayrıca 'cancerization').

Mercerisation : Merserizasyon. Ağartma. Merserizeleme. Parlatma.

Cerites : Seryumun doğal sulu silikatı. Serit.

Cerin : Serin.

Cerias : Seryum dioksit. Serya.

Ceriferous : Mum üretme. Mum üretimi.

Cerium : Seryum. Seryum (kimyasal simgesi ce). Nadir bulunan metal element (kimya). Seriyum.

İngilizce Cerises Türkçe anlamı, Cerises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cerises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dunkirk : Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Kuzey fransa'da bir liman. Abd'de birkaç şehir ismi. Kriz. İndiana eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. New mexico eyaletinde şehir. 1940'ta britanyalı seferi güçlerinin tahliye edildiği yer.

Cherry red : Kıpkırmızı.

Actinide series : Aktinitler. Aktinik dizisi. Aktinit serisi.

Hierarchy : Alt-üst ilişkisi içindeki çeşitli aşamaları içeren bir yapı ya da oluşum. Sıra düzen. Basamaklar düzeni. Sıradüzeni. Aşama sırası. Aşamalı sistem. Sıradüzen. Mertebeler silsilesi. Aşama düzeni.

 

Economic crisis : İktisadi kriz. İktisadi buhran. Ekonomik kriz. İktisadi bunalım. Ekonomik bunalım. Finansal ve ticari zorluk durumu. Bir ülkede ya da tüm dünyada ekonomik etkinliklerin durgunlaşması, gerilemesi ve bununla koşut olarak işsizliğin artması olayı.

Sequence : Gidiş. Mantıklılık. Düzen. Art arda seyir. Sekans. İçgidim. Zincir. Sıralama. Zincirleme gitme. Etki.

String : Yutturmak. İpe dizmek (boncuk vb). Takmak (tel, ip). Sıralamak. Damgalar ya da fiziksel öğeler gibi nesnelerin doğrusal bir dizisi. Bağlamak. Bilgisayar, bilişim, gitar alanlarında kullanılır. Dizi. İspavlo. Tel.

Chain : Zincire vurmak. Dizi. Sünger av aracı olan kankavada dingilin dayanıklılığını artırmak için kurşun yakanın tamamen arkaya dönerek görevini yapamaz hale gelmesini engellemek ve sistemi vinç teline bağlamada kullanılan beş adet zincir. Silsile. Zincirlemek. Sınırlama. Çatıyı gergin tutmada kullanılan ağırlık. sahnede bir şeyi gergin tutmak için kullanılan ağırlık gereci. tiyatro konuşmasında ünsüz harflerin ortaya çıkmasıyla organların tembelliğinden doğan durum. Elini kolunu bağlamak. Boyunduruk.

Blizzard : Tipi. Aşırı bolluk. Kar fırtınası.

Electromotive force series : M+n (sulu) + ne = m türünde tepkimeler için m+n yükünün etkinliği 1 olmak üzere ölçün hidrojen elektroduna karşı bağıl olarak ölçülmüş, imlerine, büyüklüğüne göre dizilmiş olan elektrot potansiyelleri dizgesi. Elektromotor kuvvet dizisi.

Cerises synonyms : helium group, electrochemical series, noncrucial, electromotive series, stations of the cross, patterned advance, lanthanide series, juncture, critical, progression, succession, course, line, critical point, slump, situation, concatenation, crossroads, ordering, depression, rash, cherry, train, order, cycle, cordon, wave train, exigency, noncritical, stations, ordination, nexus, cerise.

 

Cerises zıt anlamlı kelimeler, Cerises kelime anlamı

Critical : Bir oluşumun yerini bir başkasına bıraktığı, bir değerin yeni bir değere dönüştüğü dönüm noktasına ilişkin olan. Eleştiri niteliğinde. Titiz. Eleştiren. Çoğalma katsayısının (k) 1'e eşit olması. k=1. Kritik. Nazik. Ciddi. Kusur bulan. Yerici.

Noncritical : Ciddi olmayan. Eleştirel olmayan. Tehlikeli bir noktada olmayan. Ani değişim noktasında olmayan (fizik, kimya). Kritik olmayan.

Cerises antonyms : unconnectedness.