Cheerleader türkçesi Cheerleader nedir

  • Sevinç içerisindeki bir gruba liderlik eden kimse (genellikle bir spor olayında).
  • Amigo.

Cheerleader ile ilgili cümleler

English: I can't believe that you were a cheerleader.
Turkish: Bir amigo olduğuna inanamıyorum.

English: Ann is a cheerleader.
Turkish: Ann bir amigo.

English: Do you think Jale is too fat to be a cheerleader?
Turkish: Jale'nin bir ponpon kız olamayacak kadar şişman olduğunu düşünüyor musun?

English: Are you one of the cheerleaders?
Turkish: Sen amigolardan biri misin?

English: I'm a cheerleader.
Turkish: Ben bir amigoyum.

Cheerleader ingilizcede ne demek, Cheerleader nerede nasıl kullanılır?

Cheerleaders : Amigo. Sevinç içerisindeki bir gruba liderlik eden kimse (genellikle bir spor olayında).

Cheerlead : Desteklemek. Amigo lideri gibi hareket etmek. Alkışlamak. Cesaretlendirmek. Sevinç içerisindeki bir gruba liderlik etmek (genellikle bir spor olayında). Amigoluk yapmak.

Cheerleading : Amigoluk. Sevinç içerisindeki insanları yönlendirme eylemi (genellikle bir spor olayında).

Cheerless : Sıkıcı. Keyifsiz. Üzücü. İç karartıcı. Hüzünlü. Neşesiz. Kasvetli. İç karartan.

Cheerlessly : Kasvetle. Keyifsiz bir şekilde. Keyifsizce. Keyifsiz bir biçimde. Neşesiz. Neşesizce. Neşesiz olarak.

Cheerlessness : Keyifsiz. Kasvet. Neşesizlik. Kasvetlilik. İç karartıcılık.

 

İngilizce Cheerleader Türkçe anlamı, Cheerleader eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cheerleader ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Champion : Çok yetenekli kimse. En iyi. Müdafaa etmek. Destekleyici. Tarafını tutmak. Şampiyon. Desteklemek. Savunmak. Üstün niteliklere sahip kimse. Savunucu.

Cheer leader : Ponpon kız. Amigo kızı. Tezahürat yaptıran kimse.

Leader : Lider. Baş makale. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır. Başmakale. Gazetenin görüşünü yansıtan makale. Başkan. Öncü. Büyük işlerde bir topluluğa önayak olan kişi. Şef. Baş.

Amigos : Yoldaş. Dost. Arkadaş. Arkadaş (ispanyolca).

Protagonist : Bir oyunun gelişmesinde, seyirciyi kendiyle özdeşleştiren, en önemli oyun kişisi. Kahraman. Önder. Taraftar. Başkahraman. Hikayedeki kahraman. (roman veya oyun vb 'de) kahraman. Baş oyuncu. Elebaşı. Başkişi.

Flyings : Payanda. Uçma. Uçuş. Uçurma. Tayeran. Pilotluk. Tayyarecilik. Dövüş sporları. Uçan.

Booster : Destekleyen. Destekçi. Fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İteç. Amplifikatör. Artış. Dönüştürgecin, akımı daha yüksek gerilime çeviren çeşidi. Bir ilacın etkinliğini arttıran madde. Güçlendirici. Propagandacı.

Friend : Tanıdık. Destek. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Ahbap. Yardımcı. Yaren. Can. Arkadaş. Dost. Yoldaş.

Flying : Artistik jimnastik. Dövüş sporları. Uçma. Break dans gibi enerjik ve ritmik tarz tekniklerinin bir arada olduğu sözsüz tiyatro oyunu. Uçuş. Ritmik jimnastik. Savrulan. Pilotluk. Dalgalanan.

Cheerleader synonyms : cheerleaders, supporter, admirer.

Cheerleader zıt anlamlı kelimeler, Cheerleader kelime anlamı

Follower : Havari. Taraftar. Takipçi. Baskıcı. Hayran. Yandaş. Destekçi. Başlık. Peyk. Hizmetli.