Chergui türkçesi Chergui nedir

Chergui ingilizcede ne demek, Chergui nerede nasıl kullanılır?

Cher : (1946 yılında cherilyn sarkisian la piere olarak doğdu) amerikalı aktris ve şarkıcı. Fransa'da bir nehir. Moonstruck (çılgın) filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu dalında 1987 yılı akademi ödülü sahibi.

Cherbourg ships : İsrail donanması tarafından çalınmış olan fransız gemileri. Cherbourg gemileri.

Cherchez la femme : Kadın araştırma. Kadınları arama.

Cherenkov : Rus bir fizikçi. Pavel alekseyevich cherenkov (1904-1990). 1958 yılı nobel fizik ödülü sahibi. Bir soyadı.

Cherilyn : Abd'li aktris ve şarkıcı. Bir kadın adı. Moonstruck (çılgın) filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu dalında 1987 yılı akademi ödülü sahibi. Cherilyn sarkisian la piere. Cher'in doğuş adı (1946 doğumlu).

Cherished : Birisinin kalbinde yer alan. El üstünde tutulan. Sevgiyle anılmış. Sevgiyle anılan. Yoğun bir sevgi gösterilen. Değer verilen.

Cherilyn sarkisian la piere : Cher'in doğum adı (1946 doğumlu). Fransa'da bir nehir. Moonstruck (çılgın) filmindeki rolüyle en iyi kadın oyuncu dalında 1987 yılı akademi ödülü sahibi.

Cherishing : Şefkat göstermek. El üstünde tutmak. Üzerine titremek. Aziz tutmak. Değer vermek. Gütmek. Sevgiyle anmak. Yaşatmak (kalbinde). Değerli tutmak. Beslemek.

 

Cherishers : Aziz tutan kimse. Bakan veya besleyen.

Chernobyl : Çernobil. Ukrayna'da bir şehir (1986 yılında bir nükleer reaktörde sızıntının olduğu yer). İnternet üzerinden yayılmış olan ve dünya çapında çokça bilgisayarın sabit sürücülerinin çökertmiş olan bir virüs (bilgisayar).

İngilizce Chergui Türkçe anlamı, Chergui eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chergui ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Baby : Küçük. Her ihtiyacını karşılamak. Aşırı bir özenle bakmak. Henüz süt emme çağında bulunan çocuk; genellikle bir yaşından daha küçük olan çocuğa verilen ad. Bebek muamelesi yapmak. Bebek. Yavru. Bebeksi. Şımartmak.

Displaying : Görüntüleniyor. Web aboneliklerinden. Görüntü. Gösteren. Sergileyen. Gösterme. Görüntülenen. Tanıtım.

Exhibitions : Sunma. Sergiler. Teşhir etme. Burs (ingiliz ingilizcesi). İbraz etme. Sergileme. Teşhir. Gösteri.

Angel : İyilik meleği. Ferişte. Sponsor (piyes vb). Anaparacı. Bir tiyatronun çalışması ya da oynanacak oyun için para koyan kişi. Melek. Sponsor (piyes, oyun vb.). Melaike. Melek gibi insan. Melek gibi kimse.

Gallerying : Tünel. Kemeraltı. Lağım. Sanat galerisi. Geçit. En üst çevresel balkon. Üst balkon. Dehliz. Galeri.

Gallery : Ucuz balkon. Üst balkon. Kemeraltı. Lağım. En üst çevresel balkon. Geçit. Eski yapı büyük sinema salonlarının en üstünde, bütün balkonlardan sonra yer alan balkon. Sanat galerisi. Dehliz.

Display : Gösteriş yapmak. Sergileme. Teşhir. Teşhir etmek. Sergilemek. Ekran. Göstermek. Göz önüne sermek. Görüntülemek. Açığa çıkarmak.

 

Fun fair : (ingiltere ingilizcesi) festival. Lunapark. Panayır.

Expos : Şerh. Tefsir. Açıklama. Sergilemek (sanat, ürünler, vs.). Sergileme. Fuar. Yorumlama. İzah. Teşhir.

Fair : Geçici satak. Belirli sürelerle geçici olarak kurulan sergi niteliğindeki büyük satak. herhangi bir kentte yılın belirli zamanlarında kurulmakta olan ve genel olarak o ülkeye ya da bölgeye ilişkin yapım ve üretim nesnelerini kapsayan, sergileyen büyük satak. Açık tenli. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Festival. Çarşı. Adil. Fuar. Sergili satak.

Chergui synonyms : faired, exhibition, babe, infant, exhibit, exposition, expositions, expo, arrayal.