Chesty türkçesi Chesty nedir

  • Büyük göğüslü.
  • İri göğüslü.
  • Küstah.
  • Kendini beğenmiş.
  • Göğüsten gelen.
  • Göğüslü.

Chesty ingilizcede ne demek, Chesty nerede nasıl kullanılır?

Chest cage : Göğüs kafesi.

Chest cavity : Göğüs boşluğu.

Chest expander : Göğüs geliştirici spor aleti.

Chest girth : Erkek göğüs çevresi. Kürek kemiklerinin hemen arkasından, beden eksenine dikey olarak ölçü şeridi kullanılarak alınan çevre ölçüsü. Göğüs çevresi.

Chest note : Pes ses. Göğüsten çıkan en pes nota.

Cold on the chest : Bronşit.

Chest pain : Göğüs ağrısı.

Chest of drawers : Çekmeceli dolap. Şifonyer. Konsol. Şifoniyer.

Chest register : Göğüsten çıkan en pes sesler.

Ammunition chest : Cephane sandığı.

İngilizce Chesty Türkçe anlamı, Chesty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chesty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Baldfaced : Yüzsüz.

Bighead : Ukala dümbeleği. Kendini bir şey sanan kişi. Ukala. Mağrur. Fodul. Kendini birşey sanan kişi.

Big headed : Kendini bir şey sanan.

Balds : Süssüz. Sade. Kabak kafalı. Yavan. Besbelli. Kel. Yüzsüz. Kılsız.

Audacious : Gözü pek. Korkusuz. Yürekli. Cesur. Kaba. Cesaretli. Atılgan. Yüzsüz. Arsız. Atak.

Clever dick : Çok bilmiş. Ukala. Zeki geçinen tip. Ukala dümbeleği. Bilgiçlik taslayan. Sivri akıllı. Akıllı görünmeye çalışan kimse. Herşeyi bildiğini zanneden.

 

Blatant : Besbelli olan. Kaba. Yaygaracı. Utanmaz. Gürültü yapan. Besbelli. Bariz. Terbiyesiz. Gürültücü.

Bumptious : Kibirli. Kasıntı. Mağrur. Ukala.

Chesty synonyms : big chested, chested, breasted, bold faced, proud, self important, cavaliers, bardy, bald, chestiest, bold, assuming, bolder, boastful, robust, as bold as brass, bolding, chestier, biggety, arrogant, bosomy, bosomed, big head, baldest, boldest, bigheaded, balder, bigheads, cavalier.

Chesty zıt anlamlı kelimeler, Chesty kelime anlamı

Humble : Gösterişsiz. Burnunu kırmak. Mütevazi. Aşağılamak. Kibrini kırmak. Basit. Alçakgönüllü olmaya itilmek. Alçakgönüllü. Gururunu kırmak. Alçak.

Frail : Ahlaksız. Zayıf (şans vb). Sağlıksız. Dayanıksız. Zayıf. Nanemolla. Hafif ve kırılgan. Narin. Çelimsiz. Tatsız.