Cholestasis türkçesi Cholestasis nedir

  • Kolestazis.
  • Tıkalı safra kanalları.
  • Karaciğerdeki ve karaciğer dışındaki safra yollarında bir engel sonucu safra akımının yavaşlaması veya tamamen durması.
  • Kolestaz.
  • (gastroentroloji) safra yetersizliğinde oluşan herhangi bir durum.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Safra kanalı tıkandığında oluşan durum.

Cholestasis ingilizcede ne demek, Cholestasis nerede nasıl kullanılır?

Cholestanol : Bağırsaklarda kolesterolün yapısındaki çift bağın bakteriler tarafından indirgenmesiyle oluşan dışkıyla atılan sterol. Kolestanol.

Cholestatic : Kolestaz’a ait, kolestazla belirgin. Kolestatik.

Cholestatic jaundice : Karaciğerde safra akımının durması veya azalmasıyla biçimlenen sarılık. Kolestatik sarılık.

Cholesteatoma : Kolesteatom. Kolesteatoma.

Cholesteraemia : Kanda anormal derecede yüksek kolestrol.

Cholesterol free : Kolesterol eksikliği (özellikle hayvan yağında bulunan kristalize alkol).

Cholesterol esterase : Kolesterol esterlerini hidrolize ederek kolesterol ve yağ asitlerini oluşturan enzim. Kolesterol esteraz.

Cholesterol granuloma : Kolesterol granülomu. Beyinde plexus choroidea'ların, baş kemiklerinin veya beyin zarlarının bağ dokusunda yerleşen, çok katlı yassı epitelle örtülü, kolesterin kristallerinin birikmesiyle oluşan kronik yangılı reaksiyonun sonucunda oluşan, tümör olarak değerlendirilmemesi gereken kist benzeri kitle, kolesteatom. yaşlı atlarda % 25-50 oranında görülür, büyük olanlar hidrosefalusa ve beyin dokusunda basınç atrofisine neden olabilirler.

 

Cholesterol crystals : Lipitlerin hücre dışında birikimi. yabancı cisim gibi davranarak hafif ve kronik seyirli bir yangının oluşmasına yol açarlar. Kolesterol kristalleri.

Cholesterin free : Kolesterinsiz.

İngilizce Cholestasis Türkçe anlamı, Cholestasis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cholestasis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

 

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdomen : Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Karnın altı. Karın.

Cholestasis synonyms : acholia, upset, a crochordon, a clay, a band, abaxial, abdominal distention, abattoir, disorder.