Chouse türkçesi Chouse nedir

Chouse ingilizcede ne demek, Chouse nerede nasıl kullanılır?

Amphitrichous : Amfitrik. İki uçta çok kamçılı. Her iki ucunda da kamçı olan. Her iki tarafında da kamçı olan (bakteri ile ilgili). Bakterinin her iki ucunda da flagellum demetinin bulunması. Amfitriş. Kamçılı.

Amphytrichous : Amfitrik. Amfitriköz.

Atrichous : Saçları dökülme. Tüysüz olma. Bakteride kamçı bulunmaması durumu. Saçları dökülmüş. Saçsızlık hastası olma. Saçsız olma. Atriköz. Tüysüzlük hastalığından muzdarip. Atrik.

Distichous : İki sıralı. İki sıra halinde düzenlenmiş.

Leiotrichous : Düz saça sahip düz saçlı.

Orthostichous : Gövdede yaprakların aynı düşey sırada düzenlenmiş olması. Ortostik.

Lophotrichous : Lofotriköz. Lofotrik. Bakterinin bir veya iki ucunda birden fazla kamçı bulunması durumu.

Monotrichous : Bakterinin bir ucunda bir tek kamçı bulunması durumu. Monotrik. Monotriköz.

Chough : Kızıl gagalı dağ kargası. Kızılca karga. Kırmızı gagalı dağkargası. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının kargagiller (corvidae) familyasından, avrupa, kuzey afrika ve asya'nın kayalık yerlerinde yaşayan, türkiye'nin kuzey ve batı taranan hariç diğer bölgelerde her mevsim görülen, 40 cm kadar uzunlukta, tüyleri kara, gagası ve ayakları kırmızı, yerli bir tür.

 

Ulotrichous : Kıvırcık veya bukleli saçları olan insan grubundan olan. Ulotriköz.

İngilizce Chouse Türkçe anlamı, Chouse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chouse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chiselling : Oymak. Sızdırmak. Taraklama. Kesme işlemi. Yontma. Yontmak. Pürüzlendirme. Kazıklamak.

Canards : Uydurma. Uydurma haber. Kanardlar. Bir hava aracının asıl kanatlarının önünde bulunan sabitleştirilmiş veya hareket ettirilebilir küçük kanatlar (adını birinci dünya savaşı dönemindeki benzer bir uçaktan almıştır). Asılsız haber.

Jockey : Cokey. Binici. At yarışlarında 50 veya daha fazla yarış kazanan deneyimli binici. Kandırmak. Yarışmak. Jokey. Kayar karartıcı düğmesi. Dalavere ile kandırmak.

Shell : Bombalamak. Topa tutmak. Öğecik, özdecik ya da çekin içinde, kimi nicem sayıları eş, erkeleri birbirine yakın eksicik, çekincik topluluğu. Kabuğunu soymak. Bir hayvanın, meyvenin, bazı yumurtaların, kalkerli, silisli, keratinsi ya da kitinli sert dış örtüsü. kavkı. Soymak. Top ateşiyle dövmek. Topçu mermisi. Bina iskeleti. Atom çekirdeğini kuşatan elektron içerikli katlardan her biri.

Cheated : Kazıklanmış. Kazıklamak. Aldatılan. Hile yapmak. Kazık atmak. Keklemek. Kandırılmış. Hileyle elinden almak. Kandırmak.

Drama : Dramatik özellik. Kentsoylu oyunu. Heyecan. Acıklı oyun. Yunancada «bir şey yapmak» ya da «yapılan bir şey» anlamına gelir. yazın tarihçilerine göre lirik ve epik yanında üçüncü bir yazın alanıdır. sahnede oynanmak üzere, konuşmalar ve hareketlerle gelişen, karşıt oluşların çalışmasıyla sonuçlanan oyun. halk dilinde ciddi oyun. Sıradan seyirciye yönelik, seyircinin duygularıyla oynayan, kentsoylu ahlakı ile içli sahnelere yer veren evcil oyun. Dramatik tiyatro. Dram sanatı. Tiyatro edebiyatı. Dram.

 

Shaft : Aks. Sütun. Ön bölümü maden başa bağlı, en geniş yeri ip sargılı, tahta ya da madenden yapılmış cirit gövdesi. Dönen işlerge parçalanın taşıyan ve aygıtın eksenini oluşturan metal çubuk. Cirit sapı. Dingil. Baca. Kuşlarda tüyün kök ve gövdeden meydana gelen eksen parçası. skapus. Gövde. Işın.

Beat : Darbe. Çarpma. Açmak (yol). Çırpmak. Alt etmek (argo terim). Sıklıkları yakın iki dalganın girişimi ile oluşan ve sıklığı, sıklıklar çıkarımına eşit olan dalga. Çalmak (davul). Pataklamak. Yuvasından çıkarmak (av). Volta vurmak.

Arts : Şeytanlık. Edebiyat ve beşeri ilimler. Sanatlar. Kurnazlık. Güzel sanatlar.

Bilks : Dolandırıcı. Ödememek. Borç takmak. Dubara. Kandırmak.

Chouse synonyms : befooled, chisel, devices, betray, bilking, beguile, buncoing, artifices, betrays, adulterations, blear the eyes, trounce, adulteration, buncoed, bilk, bamboozling, cheats, befools, chicane, bunkoed, bamboozles, cantrip, capriccios, delusion, dramas, chiseling, dance, beguiles, capriccio, bamboozle, canard, actings, vanquish.

Chouse ingilizce tanımı, definition of Chouse

Chouse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cheat, trick, defraud. As, to chouse one out of his money. Followed by of, or out of. One who is easily cheated. A simpleton. A tool. A gull.