Cigarette lighter türkçesi Cigarette lighter nedir

  • Çevrime sokulduğunda kızarak bir direnç oluşturan, sigara yakıcı.
  • Sigara çakmağı.
  • Çakmak.

Cigarette lighter ile ilgili cümleler

English: This car has a cigarette lighter.
Turkish: Bu arabanın bir çakmağı var.

Cigarette lighter ingilizcede ne demek, Cigarette lighter nerede nasıl kullanılır?

Cigarette : Cıgara. Mazot. Sigara. Çilim.

Lighter : Tutuşturucu şey. Tutuşturucu. Çakmak. Salapurya. Yakıcı alet. Yakıcı aygıt. Işıkçı. Daha hafif. Mavna. Layter.

Cigarette advertising : Sigara reklamı.

Cigarette beetle : Tatlı kurt. Sigara böceği. Tütünden başka, kiler ve mutfaklarda saklı birçok yiyecek maddelerine düşkünlüğü dolayısıyle de hor görülen, küçük, kınkanatlı böcek; tatlıkurt.

Cigarette butt : İzmarit.

Cigarette case : Sigaralık. Tabaka. Sigara kutusu. Sigara tabakası.

İngilizce Cigarette lighter Türkçe anlamı, Cigarette lighter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cigarette lighter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry : Çekmek. Erişmek. Kaldırmak. Bulundurmak. Taşımak. İletmek. Büyülemek. Bulaştırmak. Desteklemek. Taşıyıcılık yapmak.

Fail : Yapmamak. Kuvveti kesilmek. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Becerememek. Suya düşmek. Batmak. Başarısız olmak. Çaktırmak.

 

Cigar lighter : Sigara yakacağı.

Carries : Nakletmek. Getirmek. Kaldırmak. Başarı kazanmak. Elde etmek. Taşıyıcılık yapmak. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek. Büyülemek. Geçirmek. Götürmek.

Drive : Bir oyuncunun, topla ilerlerken ya da dururken, savunan tarafın bıraktığı boşluklardan sepete doğru birden dalışı. Çalıştırmak. Dürtü. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Kuşak, teker vb. veri saklama ortamlarının bir okuyucu-yazıcı kafa karşısına sürülmelerini sağlayarak gerekli okuma-yazma işlemlerini gerçekleştiren bilgisayar giriş-çıkış birimlerinin her birinin genel adı. miknatıslı kuşak sürücü, mıknatıslı teker sürücü ya da dört sürücülü teker bellek gibi bağlamlar içerisinde kullanılır. Çalışma. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Topu elinde bulunduran oyuncunun karşı takım savunma katında gördüğü bir açıklıktan çembere doğru giriş yapması. Örgenin kendi denetimi dışındaki etkenlerce, sonuçlarını öngörmeden davranmaya zorlandığı bir güdülenim biçimi. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken.

Drives : Önüne katmak. Sürmek. Çalıştırmak. Zorlamak. Gütmek. Kovalamak. Araba kullanmak. Saplamak. Hareket ettirmek.

Cotton on to : (bir şeyin anlamını vb) kavramak. (bir şeye) uyanmak. Jeton düşmek. Anlamak. Dostluk kurmak.

Beetled : Çıkıntı yapmak. Tokmaklamak. Dışa doğru çıkıntılandırılmış. Sarkmak. Kakmak. Çomak. Tokmak. Kınkanatlı böcek. Çıkıntı yapılmış.

 

Flashed : Aydınlatmak. Parlamak. Atmak (bakış). Işık tutmak. Görünüp hızla kaybolmak. Böbürlenmek. Yıldızı parlamak. Akla gelmek. Yakmak.

Clout : Nüfuz. Torpil. Güç. Etki. Prestij. Yapıştırmak. Paçavra. Darbe. Vurmak.

Cigarette lighter synonyms : beetle, flash, carried, be aware of, drive in.