Cinematographer türkçesi Cinematographer nedir

  • Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı devinimlerini gerçekleştiren, görüntülerin film üzerine saptanmasını sağlayan kimse. tv. televizyon alıcısını doğrudan doğruya çalıştıran kimse.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Alıcı yönetmeni.
  • Film çeken kimse.
  • Görüntü yönetmeni.
  • Sinematograf.
  • Fotoğraf yönetmeni.

Cinematographer ingilizcede ne demek, Cinematographer nerede nasıl kullanılır?

Cinematographers : Görüntü yönetmeni. Fotoğraf yönetmeni. Film çeken kimse. Alıcı yönetmeni. Sinematograf.

Cinematograph act : Bir ülkedeki sinema çalışmalarını ya da bu çalışmaların bir bölümünü düzene bağlamak amacıyla çıkarılmış yasa. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema yasası.

Cinematograph film : Sinematograf film. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Cinematograph register : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema alanındaki türel işlemlerin saptanmasıyla görevli resmi kuruluş. Sinema kütüğü.

Cinematograph : Gösterici. Çevirim eylemi. Film çekme makinası. Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Film makinası. Sinematograf. Lumière kardeşlerin, kendi buluşları olan sinema aygıtına verdikleri ad. (bu aygıt hem alıcı, hem gösterici, hem de basım aygıtı olarak kullanılabiliyordu. sinematograf ve bundan türeyen sinematografi sonradan sinema, sine biçiminde kısaltılarak çeşitli anlamlarda kullanıldı). Film makinesi. Film çevirmek.

 

Cinematographic works : Sinemalarla benzeri yerlerde gösterilen her türlü filmler ve projeksiyon diapozitifleri. Sinema yapıtları.

Cinematography : Film çekme sanatı. Sinematografi. Sinematograf. Sinema fotoğrafçılığı. Sinemacılık. Sinema.

Cinematographic genres : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmlerin, belli bir konuyu işlerken kullandığı gereçlere, çeşitli öğelerin kullanılış biçimine, belli bir konuyu ele alış açısına göre ortak yönleri bulunarak yapılan kümelendirme sonunda ortaya çıkan bölümler. (başlıca türler belgesel, tarihsel, yaşamöyküsel, destan, kovboy filmi, ağlatı, dram, melodram, güldürü, müzikli danslı film, serüven filmi, polis filmi, korku filmi, önceleme filmi, soyut ya da salt film, canlandırmadır). Sinema türleri.

Cinematographic : Sinemalık. Sinematografik. Film makinesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinemacılık. Sinematik. Sinema makinesiyle ilgili. Sinemaya özgü olan, sinema özelliği taşıyan, sinemaya gider özellikleri bulunan. sinemayla ilgili.

Cinematographies : Sinemacılık. Sinema fotoğrafçılığı. Sinema. Sinematograf. Sinematografi. Film çekme sanatı.

İngilizce Cinematographer Türkçe anlamı, Cinematographer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cinematographer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cinematographies : Sinematografi. Sinemacılık. Sinema. Sinema fotoğrafçılığı. Film çekme sanatı.

Cinematography : Sinematografi. Film çekme sanatı. Sinema fotoğrafçılığı. Sinemacılık. Sinema.

Photography director : Alıcı devinimlerinin düzenlenmesinden, görünçlüğün aydınlatılmasından, görüntülerin yönetmenin isteklerine uygun biçimde sağlanmasından, alıcı takımının denetiminden sorumlu kimse.

Cameraman : Kameraman. Basın fotoğrafçısı. Fotoğraf makinesi ve malzemeleri satan kimse. Kamera yönetmeni.

Head cameraman : Alıcı devinimlerinin düzenlenmesinden, görünçlüğün aydınlatılmasından, görüntülerin yönetmenin isteklerine uygun biçimde sağlanmasından, alıcı takımının denetiminden sorumlu kimse. Baş kameraman.

Cameramen : Kameraman. Basın fotoğrafçısı. Fotoğraf makinesi ve malzemeleri satan kimse. Kamera yönetmeni.

Photographer : Resimci. Fotoğrafçı. Foto.

Lighting supervisor : Alıcı devinimlerinin düzenlenmesinden, görünçlüğün aydınlatılmasından, görüntülerin yönetmenin isteklerine uygun biçimde sağlanmasından, alıcı takımının denetiminden sorumlu kimse.

Cinematographer synonyms : lensman, camera operator, cinematographers, kinematograph, director of photography, operator, chief cameraman, cinematograph, film cameraman, television cameraman, first cameraman, lighting cameraman.

Cinematographer ingilizce tanımı, definition of Cinematographer

Cinematographer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who exhibits moving pictures or who takes chronophotographs by the cinematograph.