Photographer türkçesi Photographer nedir

Photographer ile ilgili cümleler

English: That photographer is really talented.
Turkish: O fotoğrafçı gerçekten yetenekli.

English: A photographer took a photograph of my house.
Turkish: Bir fotoğrafçı, benim evimin bir fotoğrafını çekti.

English: Ali is a good photographer.
Turkish: Ali iyi bir fotoğrafçı.

English: I know the photographer who took this picture.
Turkish: Bu resmi çeken fotoğrafçıyı tanıyorum.

English: Ali became a successful photographer.
Turkish: Ali başarılı bir fotoğrafçı oldu.

Photographer ingilizcede ne demek, Photographer nerede nasıl kullanılır?

Amateur photographer : Amatör fotoğrafçı.

Television photographer : Foto bildirmeni. Televizyon haber izlenceleri için gerekli fotoğrafları çeken kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Photographers : Fotoğrafçı.

Photographed : Çıkmak (fotoğrafçılık terim). Fotoğraflamak. Fotoğrafını çekmek. Resim vermek.

Photographed stage play : Görünçlüklenen bir oyunu olduğu gibi ya da bu düzene çok yakın biçimde aktaran film. sinema özelliklerinden çok tiyatro özellikleri taşıyan, tiyatro uygulayımıyla gerçekleştirilen film. Tiyatro filmi. Sahnede gösterilen, bir oyunu olduğu gibi aktaran film. belli bir oyun için yalnızca ona yardım eder nitelikte çekilmiş film. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.

 

Be photographed : Fotoğraflanmak.

Photograph library : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resimlik. Herhangi bir amaçla kullanılacak resimlerin sıralanmış olarak saklandığı yer.

Color photograph : Renkli fotoğraf. Renkli film ile çekilmiş olan fotoğraf. Renk içeren resim.

Aerial photograph : Havadan çekilen fotoğraf. Havadan çekilmiş fotoğraf. Havadan çekilmiş olan fotoğraf (helikopter, uçak, vs. içinden). Hava fotoğrafı.

Telephotographed : Elektronik görüntü büyütücüsüyle çekilmiş (resim).

İngilizce Photographer Türkçe anlamı, Photographer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Photographer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cinematographer : Fotoğraf yönetmeni. Sinematograf. Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı devinimlerini gerçekleştiren, görüntülerin film üzerine saptanmasını sağlayan kimse. tv. televizyon alıcısını doğrudan doğruya çalıştıran kimse. Film çeken kimse. Alıcı yönetmeni. Görüntü yönetmeni. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Paparazzo : Paparazziler.

Camera operator : Alıcı yönetmeni. Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı devinimlerini gerçekleştiren, görüntülerin film üzerine saptanmasını sağlayan kimse. tv. televizyon alıcısını doğrudan doğruya çalıştıran kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Creative person : Yaratıcı kişi.

Artist : Ressam. Sanatçı. Heykeltıraş. Yaratıcı ve olağandışı nitelikleri olan, sanat yapabilecek yetkide olan kişi. Usta. İşinde çok başarılı kimse. Sanatkar.

 

Photoing : Işıl. Fotoğraf. Resim. Fotoğraflamak. Resim vermek. Fotograf. Spermaya ait. Işık.

Photoed : Işık. Resim vermek. Resim. Spermaya ait. Işıl. Fotograf. Fotoğraf. Fotoğraflamak.

Cameraman : Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı devinimlerini gerçekleştiren, görüntülerin film üzerine saptanmasını sağlayan kimse. tv. televizyon alıcısını doğrudan doğruya çalıştıran kimse. Alıcı yönetmeni. Fotoğraf makinesi ve malzemeleri satan kimse. Kameraman. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Basın fotoğrafçısı. Kamera yönetmeni.

Illustrator : Ressam (kitap vb.). Çizer. Tanımlayıcı. Çizimci. Resimleyici. İllüstratör. Ressam. Çizimleri yapan kimse.

Photographer synonyms : press photographer, lensman, camerist, photographers, photo, art teacher.

Photographer ingilizce tanımı, definition of Photographer

Photographer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who practices, or is skilled in, photography.