Foto nedir, Foto ne demek
Foto; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Işık

- Fotoğraf.
Biyoloji'deki anlamı:
Yunanca ışık anlamına gelen ön ek.
Kimya'daki anlamı:
Işıkla ilgili.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
"Fotoğraf" kısaltması; tek başına ya da başka sözcüklerle bileşerek kullanılır.
Yunancadan alınma, "ışık" anlamına gelen ve birçok bileşik sözcük türeten ön ek.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Işık.
İngilizce'de Foto ne demek? Foto ingilizcesi nedir?:
photo, photo-
Foto tanımı, anlamı:
Fotoakım : Fotoelektrik olayından elde edilen akım.
Fotoelektrik : Işık ışımalarının etkisiyle oluşan her tür elektrik olayı. Işığın etkisiyle elektrik üretme.
Fotofiniş : Bir yarışta, yarışanların varış anını belirleyen aygıt.
Fotojen : Işık yaratan, doğuran.
Fotojenik : Işığın bazı cisimler üzerine yaptığı kimyasal etki ile ilgili veya bu etkileri yaratma özelliği taşıyan. Fotoğraf kâğıdını çok etkileyen. Fotoğrafta veya sinema filminde güzel bir etki bırakan (yüz, duruş).
Fotokimya : Işık etkisiyle oluşan kimyasal tepkimeleri inceleyen bilim, fotoşimi.
Fotokinezi : Bazı hayvanları karanlıkta ışık, çok aydınlıkta ise karanlık aramaya iteleyen dürtü.
Fotokopi : Tıpkıçekim.
Fotomekanik : Fotoğraftan baskı klişesi elde etmek için uygulanan her türlü yöntem.
Fotometre : Lşıkölçer.
Fotometri : Işık ölçümü.
Fotomorfoz : Canlı varlıkların birey oluş sırasındaki gelişimi üzerinde ışığın yaptığı etki.
Fotosentez : Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi.
Fotosfer : Işık yuvarı.
Fotoskop : Merceklerin uyumundaki değişiklikleri, onların yüzeylerindeki yansımalarla gözlemeye yarayan alet.
Fotoşimi : Fotokimya.
Fototaksi : Işığa göçüm.
Fototaktizm : Işığa göçüm.
Fototerapi : Işık kullanılarak yapılmış olan tedavi.
Fototropizm : Işığa doğrulum.
Fotoğraf : Görüntü. Çeşitli araç ve malzeme kullanarak görüntüyü özel bir yüzey üzerinde sabitleme. Bu yöntemle aktarılarak çoğaltılan resim, foto.
Fotoğraf çekmek : Fotoğraf makinesiyle görüntü tespit etmek.
Fotoğraf makinesi : Fotoğraf çekerken görüntüyü duyarlıklı yüzey üzerinde tespit etmeye yarayan cihaz.
Fotoğrafçı : Fotoğrafhane. Fotoğraf çeken veya basan kimse.
Fotoğrafçılık : Fotoğrafçının yaptığı iş.
Fotoğrafhane : Fotoğrafçının çalıştığı, fotoğraf çekilen veya fotoğraf makinesi satılan yer, fotoğrafçı.
Fotoğrafını almak : Fotoğraf makinesiyle görüntüsünü tespit etmek.
Fotoğraflama : Fotoğraflamak işi.
Fotoğraflamak : Fotoğrafla tespit etmek, fotoğrafını çekmek, görüntülemek.
Fotolitografi : Taş, maden üzerindeki örneklerin, ışığa duyarlı tabakalar üzerinde fotoğraf veya kopya yoluyla çıkarılmasında kullanılan baskı tekniği.
Fotomodel : Fotoğraf veya reklam fotoğrafları için modellik eden kimse.
Fotomontaj : Bir konu üzerindeki eksik bölümleri tamamlamak veya daha çok konuyu bir araya toplamak için birkaç fotoğrafın birleştirilmesi.
Fotoroman : Bir metinle bir dizi fotoğraftan oluşan hikâye veya roman.
Fototek : Fotoğraf belgeliği.
Aile fotoğrafı : Belli bir konuda iş birliği yapan güçlü kişilerin ortaya koyduğu görüntü. Aile bireylerinin bir arada bulunduğu fotoğraf.
Aynı fotoğraf karesinde yer almak : Aynı karede yer almak.
Enstantane fotoğraf : Enstantane.
Su altı fotoğrafçılığı : Su altında fotoğraf çekme mesleği veya işi.
Vesika fotoğrafı : Vesikalık fotoğraf.
Vesikalık fotoğraf : Resmî belge için gerekli olan, yüzün belirgin olarak seçildiği, belli ölçülerdeki fotoğraf, vesika fotoğrafı, vesikalık, vesikalık resim.
Işık : Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı.
Foto bildirmeni : Televizyon haber izlenceleri için gerekli fotoğrafları çeken kimse.
Foto bozunma : Işık etkisi ile maddelerin bozunmaları ya da kimyasal etkinlik kazanmaları.
Foto-alerji : Işığa maruz kalan deride alerji meydana gelmesi.
Fotoaktinik : Fotokimyasal aktivitesi olan görünür ve UV ışın yayan.
Fotoayrışma : Düşük basınç ve düşük sıcaklıkta bir molekülün ışık etkisiyle parçalanması.
Fotobakteri : Işın üreten veya fosforesans yapan mikroorganizma.
Fotobirikme : Gaz halindeki monomerin U.V ışığa maruz bırakıldığında temas halinde bulunduğu yüzey ile tepkime vererek yüzey üzerinde ince bir polimer filmi oluşturması.
Fotobiyoloji : Işığın canlı organizmalara etkisini inceleyen bilim dalı.
Fotoçoğaltıcı tüp : Elektromagnetik ışın için duyarlı bir dedektör; tüp tarafından alınan her bir foton için çok sayıda elektron üreten bir dinod serisiyle çoğaltma işlemi yapılır.
Fotodermatitis : Güneş yanığı.
Foto ile ilgili Cümleler
- Fotoğraf çekebilirsin.
- Fotoğraf çekimi eğlencelidir.
- Lütfen bana fotoğrafını gönder.
- Web sitelerinde benim fotoğrafımı kullanmaları için onlara izin verdim.
- Jale'nin fotoğraflarını albümüme koymak istemedim.
- Bana bir fotoğraf gönderebilir misiniz?
- Fotoğraf çekebilir misin?
- Fotoğraf çekiyor musun?
- Bana senin bir fotoğrafını gönderebilir misin?
- Ben fotoğraf çekmeyi severim.
- Kaç tane fotoğraf çektin?
- Fotoğraf bir aldatmacaydı.
- Fotoğraf çekebilir miyim?
- Fotoğraf bir grup kongre katılımcılarını gösteriyor.
Diğer dillerde Foto anlamı nedir?
İngilizce'de Foto ne demek? : [Photograph] n. photo, photograph, picture, snapshot
n. photo, snap, shot
pref. photo
Fransızca'da Foto : photo [la]
Almanca'da Foto : n. Photographie
Rusça'da Foto : n. фото (N), фотоснимок (M), фотоателье (N)

Bu kısımda Foto nedir? Foto ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Foto tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Foto hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.