Fotosentez nedir, Fotosentez ne demek

Fotosentez; bir biyoloji terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. phos: ışık; synthesis: birleştirme) Yeşil bitkilerin kloroplâstlarında karbon kaynağı olarak karbondioksidin, hidrojen kaynağı olarak da suyun kullanılması ile yeşil pigment olan klorofilde tutulan güneş enerjisiyle ATP oluşması ve karbohidratların sentezlenmesi.

Kimya'daki anlamı:

1.Işığın neden olduğu sentez. 2.Yeşil bitkilerin kloroplastlarında karbon kaynağı olarak CO2 nin, hidrojen kaynağı olarak da suyun kullanılması ile yeşil pigment olan klorofilde tutulan güneş enerjisiyle ATP oluşması ve karbonhidratların sentezi.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Yeşil bitkilerin ışıklı ortamda, basit inorganik maddelerden karmaşık yapılı organik moleküller sentezlemesi.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Yeşil bitkilerin kloroplastlarında karbon kaynağı olarak karbondioksitin, hidrojen kaynağı olarak da suyun kullanılmasıyla yeşil pigment olan klorofilde tutulan güneş enerjisiyle ATP oluşması ve karbonhidratların sentezlenmesi.

İngilizce'de Fotosentez ne demek? Fotosentez ingilizcesi nedir?:

photosynthesis

 

Fotosentez hakkında bilgiler

Fotosentez ya da ışılbileşim, klorofil (kloroplastlarda) taşıyan canlılarda ışık enerjisi kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesi olayı. Bu yolla besin üreten canlıların tümüne fotosentetik organizmalar denir ve bunların büyük bir çoğunluğunu planktonlar ve bitkiler oluşturur.

Fotosentetik organizmalar, ışık enerjisinden yararlanarak enerjiyi depolarlar ve organik bileşikler üretebilirler. Bitkiler de diğer canlılar gibi yaşamsal etkinlikleri için gerekli enerjiyi organik maddelerin kimyasal enerjisinden sağlarlar. Bunun için de güneş ışığını kullanarak havanın karbondioksitini indirgeyerek organik besinlerini sentez ederler. Bu işlem CO2'in indirgenmesi ve ancak güneş enerjisiyle gerçekleştiriliğinden "fotosentez" olarak anılır. Bu yolla güneşin ışık enerjisi kimyasal enerjiye dönüştürülür ve organik madde sentezi yapılmış olur.

Yeryüzündeki her canlı, metabolizma etkinlikleri için gerekli olan enerjiyi temelde üç yoldan sağlar. Fotosentez bir özümleme faaliyetidir ve bu yüzden özümleme ya da asimilasyon gibi genel isimlerle de anılır.

Yapraklar, bitkilerin besin üretim merkezidir. Bitki yapraklarını oluşturan hücrelerin içinde kloroplast denilen, çok küçük yapılar vardır. Bu yapıların içindeki yeşil renkli boyar madde (pigment) olan klorofil maddesinin görevi ışık yakalamaktır. Kloroplastlar güneş ışınlarını bir panel gibi toplayıp, kollektör gibi enerjiye dönüştürerek besin üretirler. Üretilen besin yapraklardan, bitkinin beslenmesi gereken diğer bölümlerine götürülür.

Fotosentez anlamı, tanımı:

Yeşil : Olmamış, ham (meyve). Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan.

 

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Işık : Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı.

Organik : Doğal yolla yapılan. Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan. Canlı, güçlü (ilişki). Organlarla ilgili, uzvi.

Foto : Işık. Fotoğraf.

Basit : Kolay. Süssüz, gösterişsiz. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Karmaşık : Ögelerinin veya gerekli işlemlerin sayısının çokluğu, çeşitliliği yüzünden anlaşılması, yapılması güç olan, komplike. Üstün teknolojisi olan, sofistike. Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (iyon veya birleşik), kompleks. Anlaşılması güç olan (durum), sofistike. İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan, mudil.

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Molekül : Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı. Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde.

Üretme : Üretmek işi.

Klorofil : Güneş ışığını soğurarak bitkilerde karbon özümlemesini sağlayan ve bitkilere yeşil renklerini veren madde.

Diğer dillerde Fotosentez anlamı nedir?

İngilizce'de Fotosentez ne demek? : n. photosynthesis

Fransızca'da Fotosentez : photosynthèse [la]

Almanca'da Fotosentez : n. Photosynthese

Rusça'da Fotosentez : n. фотосинтез (M)