Cist türkçesi Cist nedir
- Kutsal malzemeler kutusu.
- Sanduka mezar.
- Taş tabut.
- Mezara ait kabir veya mezar kutusu.
Cist ile ilgili cümleler
English: Ali is a racist.
Turkish: Ali bir ırkçı.
English: Ali was a pharmacist.
Turkish: Ali bir eczacıydı.
English: Are you a racist?
Turkish: Irkçı biri misin?
English: Ali told Mary a racist joke.
Turkish: Ali Mary'ye bir ırkçı şaka yaptı.
English: Ali is a fascist.
Turkish: Ali bir faşist.
Cist ingilizcede ne demek, Cist nerede nasıl kullanılır?
Cistercian : Manastırdan olan kimse katı ve kurallı. Manastır ile ilgili.
Cistern : Su tankı. Su deposu. Sıvı kesesi (vücut). Sisterna. Sarnıç. Rezervuar. Fıçı. Fiçı. Mahzen.
Cistern barometer : Hazneli barometre.
Cisterna : Sisterna. Bir vücut sıvısı için depo görevini gören boşluk. Bir vücut sıvısını tutan hazne (anatomi terimi). Endoplazmik retikulumun ya da golgi kompleksinin sıvı kapsayan kapalı keseleri.
Cisterna chyli : Sisterna şili. İkinci-üçüncü bel omurlarıyla aorta abdominalis arasında, ductus thoracicusun başlangıcında yer alan lenf rezervuarı, arka bacak, pelvis ve karın boşluklarının duvarlarıyla bu boşluklardaki organların lenfinin toplandığı yer, sisterna kili. Lenf sarnıcı. Sisterna kili.
Cisterna terminalis : Sarkoplazma retikulumu. Enine tubuluslar.
Aerodynamicist : Aerodinamikçi.
Cists : Sanduka mezar. Mezara ait kabir veya mezar kutusu. Kutsal malzemeler kutusu.
Cistus : Ladengiller. Tavşanak. Laden. Yaprakları basit, karşılıklı ya da almaşlı dizilişli, çiçekleri er dişi, ışınsal simetrili, çanak yaprakları 3-5 tane olup serbest, taç yaprakları 5, nadiren 3 tane olan, ovaryum üst durumlu, lokulusit kapsül tip meyvesi olan, ülkemizde doğal olarak 5 cins ve 28 türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler.
Cisternal : Sisternal. Hazne ile alakalı (anatomi terimi).
İngilizce Cist Türkçe anlamı, Cist eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Opportunity cost : Fırsat maliyeti. Çeşitli seçenekler arasında bir tanesini seçmekle, vazgeçilen diğer seçenekler nedeniyle uğranılan kayıplar. bir aramalını veya üretim faktörünü, bir malın ya da hizmetin üretiminde kullanabilmek için vazgeçilen başka bir mal veya hizmetin üretim değeri, diğer bir deyişle bir malın diğer mal cinsinden marjinal maliyeti. krş. üretim olanakları eğrisi, iktisadi seçim, kıtlık, göreli fiyat. Gölge maliyeti.
Catalog : Fihrist. Yanlı kaynak ya da belgeleri abece sırasına göre dizinleyen dizelge. Katalog yapmak. Listeye almak. Bkz.catalogue. Katalog hazırlamak. Listelemek. Ardarda olaylar dizisi. Olaylar dizisi. Kütüphane kitap listesi.
Expense : Harcama. Bir iktisadi karar biriminin mal ve hizmet üretmek veya tüketmek için harcadığı paranın tümü. Fiyat. Verme. Masraf. Paha. Gider.
Capital expenditure : Sermaye harcaması. Bir anamal ya da ekonomik değer elde etmek için yapılan gider. Anamal gideri. Yatırım gideri. Bir kentin bellibaşlı işlevlerinin gerektirdiği, bir geçinge yılını aşan sürelerde gerçekleştirilebilen, günlük değil uzun süreli gereksinmelere yanıt verebilmek için yapılması gerekli giderler.
Calendar : Zamanı yıllara, mevsimlere, aylara ve günlere ayırmak için uygulanan dizge. zaman ve zaman sırası ile ilgili bilgileri kapsamak üzere düzenlenen türlü biçimdeki yazılar. Bilgisayar, coğrafya, uzay, tarih alanlarında kullanılır. Dallık. Kütük. Takvime girmek. Kayıt defteri. Yıllık. Takvim. Almanak. Gün, hafta, ay ve yılları doğrudan doğruya gözlenebilen olayları, özellikle güneş ve ayın devinimleriyle bağlantılı olarak zaman akışını göstermek üzere kurulan çeşitli düzenler.
Calorie chart : Kalori şeması.
Production cost : Üretim masrafı. Üretim maliyeti. İmalat maliyeti. Yapım gideri. Üretim giderleri.
Free list : Gümrüksüz mal listesi. Tarifesiz ürün listesi. Serbest liste. Gümrükten muaf ürünlerin listesi. Serbest mallar listesi. Gümrüksüz mallar listesi. Gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Tarifeye tabi olmayan izleyiciler listesi. Kısıtsız mallar çizelgesi. Dışalımında gümrük vergisi veya izne tabi olmayan mallar listesi.
Table of contents : İçindekiler listesi. İçerikler. İçindekiler. Sayfa sırasına göre bir kitap veya broşürde yer alan konuları gösteren liste. Kitabın başında bulunan ve alfabetik dizin olmayan içindekiler.
Inventory : Sayımca. Bir tecim kuruluşunun para, mal ve diğer varlıklarını ve genel olarak borçlu ve alacaklı durumlarını nicelikleri ve değerleriyle tüm ayrıntılı olarak gösteren sayım çizelgesi. Envanter. Kaydetmek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirli bir dönemin başında veya sonunda bir işletmenin varlıkları ile borçlarının sayılması ve hesaplanması sonucunda elde kalan miktar veya değerlerin saptanması. bk. stok. Katalog. Depo. Stok. Demirbaş eşya çizelgesi.
Cist synonyms : shitlist, a list, grocery list, hit list, reproduction cost, borrowing cost, wish list, push down list, push down stack, play list, hit parade, honours list, playlist, class list, damage, bill, roster, distribution list, key, charge, price list, standing, expenditure, handling cost, numbering, database, black book, catalogue, faq, queue, portage, canon, outgo.
Cist zıt anlamlı kelimeler, Cist kelime anlamı
Nonpayment : Ademi tediye. Ödemesiz. Adem-i tediye. Ödememe. Ödeme yapmama. Tediye etmeme. Bir borcu ödememe.
Income : Bütçe. Kar. Kazanç. Varidat. Vücuda giren gıda. Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (aylık, ürem, kira, özel gelir vb. gibi). Rant. Gelir. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz.
Obviate : İzale etmek. Yetmemek. Karşılamamak. Çare bulmak. Üstesinden gelmek. Halletmek. Bertaraf etmek. Gidermek. Gereksiz kılmak. Çözmek.
Cist ingilizce tanımı, definition of Cist
Cist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A box or chest. Specifically: (a) A bronze receptacle, round or oval, frequently decorated with engravings on the sides and cover, and with feet, handles, etc., of decorative castings. (b) A cinerary urn. [Bakınız: Illustration] in Appendix.

Bu kısımda Cist kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cist ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cist anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cist ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.