Opportunity cost türkçesi Opportunity cost nedir

  • Çeşitli seçenekler arasında bir tanesini seçmekle, vazgeçilen diğer seçenekler nedeniyle uğranılan kayıplar. bir aramalını veya üretim faktörünü, bir malın ya da hizmetin üretiminde kullanabilmek için vazgeçilen başka bir mal veya hizmetin üretim değeri, diğer bir deyişle bir malın diğer mal cinsinden marjinal maliyeti. krş. üretim olanakları eğrisi, iktisadi seçim, kıtlık, göreli fiyat.
  • Gölge maliyeti.
  • Fırsat maliyeti.
  • İktisat alanında kullanılır.

Opportunity cost ingilizcede ne demek, Opportunity cost nerede nasıl kullanılır?

Opportunity : Elverişli durum. Şans. Elverişli zaman. Fırsat. Münasebet. Olanak. Uygun durum. Vesile. Meydan. İmkan.

Cost : Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Sigorta pirimi, navlun ve yükleme giderleri ile oluşabilecek her türlü riskin satıcı tarafından üstlenildiği uluslararası c grubu teslim biçimlerinden biri ve buna dayalı fiyatı. krş. cfr. Maliyet. Cıf. Değerinde olmak. Değer. Tutmak. Bir malın üretilebilmesi için gerekli olan girdilere yapılan ödemelerin toplamı. Ücret. Fiyat.

Opportunity equality : Bir ülkedeki eğitim, iş gibi her türlü olanaktan her bireyin eşit yararlanma hakkına sahip olması. Fırsat eşitliği.

Opportunity for advancement : İlerleme şansı. Yükselme fırsatı.

 

Opportunity makes the thief : Kanunsuz ortam suçu cesaretlendirir. Suçlunun olduğu kadar toplum da suçtan sorumlu.

Opportunity only knocks once : Şans kapıyı bir kez çalar. Kişinin eline şans geçtiğinde onu değerlendirmesi gerekir çünkü başka bir şansı olmayacaktır. İkinci şanslar gelmez.

İngilizce Opportunity cost Türkçe anlamı, Opportunity cost eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Opportunity cost ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Comparative cost : Ölçüştürmeli tümdeğer. Mukayeseli maliyet. Mukayeseyi mümkün kılacak şekilde hesap edilen maliyet. Karşılaştırmayı sağlayacak biçimde sayışımlanan maloluş. Karşılaştırmalı maliyet. Mukayeseli masraf.

 

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Alternative cost : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Geçerli koşullar dışında gerçekleşen mal değeri. yapım kurallarının ya da ham madde değerlerinin değiştirilmesi yoluyla bulunan tümdeğer. Alternatif maliyet. Değişik tümdeğer.

Opportunity cost synonyms : a shift in demand, a pass through certificate, a group shares, ability to pay principle, abnormal budget expenditures, a change in individual demand, a shift in individual demand, abnormal budget.