Expense türkçesi Expense nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Harcama.
  • Verme.
  • Fiyat.
  • Paha.
  • Bir iktisadi karar biriminin mal ve hizmet üretmek veya tüketmek için harcadığı paranın tümü.
  • Masraf.
  • Gider.

Expense ile ilgili cümleler

English: My living expense is rising year by year.
Turkish: Yaşam giderlerim yıldan yıla yükseliyor.

English: Economic growth must not be pursued at the expense of environmental pollution.
Turkish: Ekonomik büyüme çevre kirliliği pahasına sürdürülmemelidir.

English: I hope this expense report contains all the relevant business expenses because I'm not paying a cent more after this.
Turkish: Umarım bu harcama raporu tüm ilişkili iş masraflarını içerir,çünkü bundan bir sent daha fazlasını ödemeyeceğim.

English: He became a brilliant scholar but only at the expense of his health.
Turkish: Sağlığı pahasına mükemmel bir bilim adamı oldu.

English: I paid the bill out of my expense account.
Turkish: Ben faturayı gider hesabımdan ödedim.

Expense ingilizcede ne demek, Expense nerede nasıl kullanılır?

Expense account : Harcama hesabı. Bir çalışana geri ödenebilir harcama miktarı. Gider sayışımı. Yapılan giderler tümünün yazılımına dayanak olan sayışım. Ofis dışında yapılan işlerde tutulan harcama listesi veya hesabı. Gider hesabı. Masraf hesabı.

 

Expense allowance : Masraf ödeneği.

Expense budget : Gider ödenekliği. Devlete ilişkin gelirle bunlara karşılık yapılacak ödemeleri ya da gider yükümlülüklerini kapsayan ödeneklik. Gider bütçesi. Masraf bütçesi.

Expense control : Gider kontrolü. Masraf kontrolü.

Expense no object : Masrafın önemi yok.

Accured expense : Ortaya çıkmış ancak henüz ödemesi yapılmamış gider. Tahakkuk etmiş gider.

At the expense of : Zararına. Pahasına. Pahasına veya hesabına. Hesabına.

Expense of production : İmalat masrafı. Üretim masrafı.

Executive expense : Müdüriyet masrafı. Yönetim gideri. İdare masrafı.

Distribution expense : Dağıtıma tabi masraf. Dağıtım masrafı.

İngilizce Expense Türkçe anlamı, Expense eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tollage : Vergi ödemesi. Ücret. Vergi. Ödeme.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Payments : Giderler. Ödemeler. Ödeme. Karşılık. Ücret. Tediyat.

Operating expense : İşletme masrafları. İşletme masrafı. İşletmeye dahil olan masraflar. İşletme maliyeti. Etkin olması gereken giderler. İşletme giderleri. Faaliyet gideri.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Incumbrance : Borç. Destek için başkasına bağımlı olan (özellikle de bir çocuk). Bir mülk üzerinde alacak iddiası veya haciz (hukuk terimi). Yük. Sorumluluk. Engel. Güçlük. Gayri menkulle yüklenen külfet veya mükellefiyet. Taahhüt.

Disbursal : Ödeme.

Delivery : Devretme. Teslimat. Konuşma tarzı. Teslim etme. Gönderme. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Konuşma biçimi. Verim. Duruşmadan bağışık tutulma. Temin.

Expenditure : Sarf. Satın alınan bir mal karşılığı ödenen para. bir değer elde etmek için malı devretmek, gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar. Harç. Bir şey satın almak için paranın elden çıkarılması, gelirin kullanılması. bk. gider. Tüketim. Maliyet. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Expense synonyms : non cash expense, personal expense, business expense, lobbying expense, trade expense, medical expense, moving expense, disbursement, mise, valuation, outlaying, feeing, outlays, figure, wastage, bestowment, expending, a change in demand, cost, ability rent, abnormal budget receipts, dation, bk, fees, consumption, accordance, drain down, encumbrance, a type mutual funds, charges, outlay, emission, deliverance.

Expense zıt anlamlı kelimeler, Expense kelime anlamı

Income : Rant. İrat. Gelir. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Bütçe. Kar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Varidat. Kazanç. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz.

Appreciate : Değeri artmak. Takdir etmek. Değerlemek. Değer kazanmak. Fiyatını yükseltmek. Teşekkür borçlu olmak. Değer vermek. Minnettar olmak. Beğenmek. Değerlendirmek.

Expense ingilizce tanımı, definition of Expense

Expense kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A spending or consuming. Expenditure. Disbursement.