Civilization türkçesi Civilization nedir

  • Uygarlık.
  • Uygarlaşma.
  • Medenileştirme.
  • Medeniyet.
  • Gelişmiş teknik kaynaklarla bilim ve sanatın yarattığı düşünsel başarılardan oluşan, büyük yayılma alanlı kültür düzeni, bk. eskil uygarlık, krş. kültür, halk kültürü.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Medenilik.
  • İnsanlığın elde ettiği uygulayımsal, düşünsel, sanatsal ve tinsel başarıların belli bir zaman noktasındaki düzeyi. belli bir toplumun özelliği olan uygulamalar, düşünceler, bilgiler, ürünler, tutum ve davranışlar düzeni, bk. ekin.
  • Uygarlaştırma.
  • Modern toplum.

Civilization ile ilgili cümleler

English: They took away the remains of a civilization lost in history.
Turkish: Onlar tarihte kaybolmuş bir uygarlığın kalıntılarını çaldılar.

English: Modern civilization rests on a foundation of science and education.
Turkish: Çağdaş uygarlık, bilim ve eğitim temeli üzerine dayanmaktadır.

English: Modern civilization is founded on science and education.
Turkish: Modern medeniyet bilim ve eğitim üzerine kurulmuştur.

English: The civilization of planet Arratellia is superior to Earth's.
Turkish: Arratellia gezegeni medeniyeti dünya'dan üstündür.

English: How long will our civilization last?
Turkish: Uygarlığımız ne kadar sürecek?

Civilization ingilizcede ne demek, Civilization nerede nasıl kullanılır?

 

Civilization area : Uygarlık bölgesi. Belli bir uygarlık (ya da ekin) türünün başat durumda olduğu ve bu niteliği ile başkalarından ayırt edilen bölge.

Civilization shock : İleri bir uygarlıkla ilişkiye giren ilkel uygarlık üyelerinin başlangıçta içine düştükleri ve kendi uygarlıklarının çözülmesine dek götürebilen şiddetli ruhsal çatışma durumu. Uygarlık çarpması.

Ancient civilization : Antik uygarlık. Antik toplum ve kültür. Eski medeniyet. Eski çağ uygarlığı. Kadim medeniyet. Çok eski uygarlık.

Change of civilization : Uygarlık değişmesi. Bir uygarlığın özdeksel ve tinsel öğelerinde iç ya da dış etkenler sonucu ortaya çıkan tikel ya da tümel değişiklikler, bk. toplumsal değişme.

Cradle of civilization : Uygarlığın beşiği. Medeniyetler beşiği. Dünyayı tarih öncesinden tarihe götüren değişik medeniyetlerin doğum yeri olan dicle ve fırat nehirleri arasında bulunan bölge. Medeniyet beşiği.

Traditional civilization : Geleneksel uygarlık. İçinde eski çağlarla ilgili kültür öğeleri bulunan uygarlık biçimi, bk. kültür, öğe. krş. halk kültürü.

Ancient civilizations : Eski çağ uygarlıkları. Eski medeniyet. Antik toplum ve kültür. Çok eski uygarlık.

Western civilization : Roma'da kurulan kültürün gelişmesi. Batı medeniyeti. Batı uygarlığı. Batı avrupa ve kuzey amerika'nın yaşam tarzı.

Civilizations : Medeniyet. Uygarlıklar. Medeniyetler. Uygarlaştırma. Medenileştirme. Medenilik. Uygarlık.

Civilizable : Okutulabilir. Geliştirilebilir. Eğitilebilir. Medenileştirilebilir. Arıtılabilir.

İngilizce Civilization Türkçe anlamı, Civilization eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Civilization ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affection : Etkileme. Eğilim. Şefkat. Alaka. Duygulanım. Sevgi. Yakınlık. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Hastalık. Meyil.

Islam : İslamlık. İslam alemi. İslamiyet. Vıı. yüzyılda, arap yarımadasında muhammet peygamber tarafından kurulan din. Müslümanlık. Müslümanların dini.

Civilisation : Kültür (belirli bir yer veya insanlar grubunun). Toplum. Son derece gelişmiş sosyal ve ekonomik yapı (ayrıca 'civilization'). İnsanların daha iyi bir yaşayışa kavuşmaları ve doğaya egemen olabilmeleri için gösterdikleri çabalardan çıkan sonuçlar olup teknik, bilim ve kültür olarak belirir.

Culture : Tarihsel toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün özdeksel ve tinsel değerler ile bunları yaratmada, kullanmada, sonraki kuşaklara iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların tümü. Kültür. Hücrelerin, dokuların ya da mikroorganizmaların, laboratuvarlarda besi yerinde yetiştirilmesi. Hars. Geliştirme. Zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Bir toplumu ya da halkı duyuş, düşünüş, yaşayış bakımından öbürlerinden ayıran ve gerek özdeksel gerek tinsel alanlarda oluşturulan ürünlerin tümü. bir topluma ya da bir halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat yapıtlarının tümü. usavurma, beğeni ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Üretme.

Abilities : Yetenekler. Güç. Kabiliyet. Yeterlik. Yetenek. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Beceri. İktidar.

Society : Sosyete. Çevre. Sosyal kuruluş. Yaşamlarını sürdürmek, birçok temel çıkarlarını gerçekleştirmek için işbirliği yapan, aynı toprak parçası üzerinde birlikte yaşayan ve ortak bir ekini olan insan kümesi. İçtimai teşekkül. An, karınca, termit sosyeteleri gibi toplu halde ve iş bölümü yaparak yaşayan organizmalar grubu. cemiyet. Oda. Biyoloji, sosyoloji alanlarında kullanılır. Topluluk. Şirket.

Civilisations : Kültür (belirli bir yer veya insanlar grubunun). Toplum. Medeniyetler. Son derece gelişmiş sosyal ve ekonomik yapı (ayrıca 'civilization'). Uygarlıklar.

Civilising : Yetiştirmek. Uysallaştırmak (ayrıca 'civilize'). İnceltmek. Evcilleştirmek. Eğitmek. İlerletmek. Okutmak. Medenileşme.

Agnation : Akrabalık. Akrabalık (baba tarafından). Baba tarafından akrabalık. Soydaşlık. Hısımlık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba taraf.).

Age distribution : Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Yaş dağılımı. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

Civilization synonyms : western culture, indus civilization, helladic civilisation, mycenaean civilization, mycenaean civilisation, paleo amerind culture, paleo indian culture, helladic civilization, aegean civilisation, minoan culture, aegean culture, aegean civilization, minoan civilisation, helladic culture, paleo american culture, mycenaean culture, minoan civilization, refrigerating, acclimatation, domestication, achievement motive, aesthetic, cultures, adaptive behavior, western civilization, adjustment in marriage, domestications, age group, civilizations, aesthetical ideal, subculture, age grade, agression.

Civilization ingilizce tanımı, definition of Civilization

Civilization kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : National culture. Refinement. The act of civilizing, or the state of being civilized.