Civilizations türkçesi Civilizations nedir

Civilizations ile ilgili cümleler

English: We must try to preserve the remains of ancient civilizations.
Turkish: Antik uygarlıkların kalıntılarını korumaya çalışmalıyız.

English: Ali is studying the ancient civilizations of the Mediterranean.
Turkish: Ali Akdenizin eski medeniyetlerinin öğrenimini görüyor.

English: But as civilizations grew more complex, better methods of communication were needed.
Turkish: Fakat medeniyetler daha karmaşık hale gelirken, daha iyi iletişim metotları gerekliydi.

English: The earliest civilizations arose in Mesopotamia.
Turkish: En eski uygarlıklar Mezopotamya'da ortaya çıktı.

Civilizations ingilizcede ne demek, Civilizations nerede nasıl kullanılır?

Ancient civilizations : Eski çağ uygarlıkları. Eski medeniyet. Antik toplum ve kültür. Çok eski uygarlık.

Civilization area : Belli bir uygarlık (ya da ekin) türünün başat durumda olduğu ve bu niteliği ile başkalarından ayırt edilen bölge. Uygarlık bölgesi.

Civilization shock : İleri bir uygarlıkla ilişkiye giren ilkel uygarlık üyelerinin başlangıçta içine düştükleri ve kendi uygarlıklarının çözülmesine dek götürebilen şiddetli ruhsal çatışma durumu. Uygarlık çarpması.

 

Ancient civilization : Kadim medeniyet. Antik toplum ve kültür. Antik uygarlık. Çok eski uygarlık. Eski medeniyet. Eski çağ uygarlığı.

Change of civilization : Uygarlık değişmesi. Bir uygarlığın özdeksel ve tinsel öğelerinde iç ya da dış etkenler sonucu ortaya çıkan tikel ya da tümel değişiklikler, bk. toplumsal değişme.

Traditional civilization : İçinde eski çağlarla ilgili kültür öğeleri bulunan uygarlık biçimi, bk. kültür, öğe. krş. halk kültürü. Geleneksel uygarlık.

Civilization : Medenileştirme. Gelişmiş teknik kaynaklarla bilim ve sanatın yarattığı düşünsel başarılardan oluşan, büyük yayılma alanlı kültür düzeni, bk. eskil uygarlık, krş. kültür, halk kültürü. Uygarlık. Medeniyet. Medenilik. İnsanlığın elde ettiği uygulayımsal, düşünsel, sanatsal ve tinsel başarıların belli bir zaman noktasındaki düzeyi. belli bir toplumun özelliği olan uygulamalar, düşünceler, bilgiler, ürünler, tutum ve davranışlar düzeni, bk. ekin. Modern toplum. Uygarlaştırma. Uygarlaşma.

Cradle of civilization : Dünyayı tarih öncesinden tarihe götüren değişik medeniyetlerin doğum yeri olan dicle ve fırat nehirleri arasında bulunan bölge. Medeniyet beşiği. Uygarlığın beşiği. Medeniyetler beşiği.

Archeocivilization : Geleneksel toplumlara ilişkin halkbilim kalıntılarıyla bunların oluşumlarını inceleyen bilim dalı. bk. uygarlık. krş. kültür, halkbilim. Eskil uygarlık.

Effete civilization : Kısırlaşan kültür. Çökmüş uygarlık. Bitmekte olan uygarlık. Köhnemiş uygarlık.

İngilizce Civilizations Türkçe anlamı, Civilizations eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Civilizations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Civilizing : Kibarlaştırmak. Uygarlaştırmak. Adam etmek. Medenileşme. Aydınlatmak. Medenileştirmek.

Domestications : Ehlileştirme. Hükümet harcamalarının her yıl vergi gelirlerine eşit olması gereği. Evcilleştirme. Yuva sevgisi. Kültürleme. Evcilleşme. Yerel ülkeye devir.

Civilisation : Son derece gelişmiş sosyal ve ekonomik yapı (ayrıca 'civilization'). Kültür (belirli bir yer veya insanlar grubunun). Uygarlaşma. İnsanların daha iyi bir yaşayışa kavuşmaları ve doğaya egemen olabilmeleri için gösterdikleri çabalardan çıkan sonuçlar olup teknik, bilim ve kültür olarak belirir.

Civilisations : Son derece gelişmiş sosyal ve ekonomik yapı (ayrıca 'civilization'). Toplum. Kültür (belirli bir yer veya insanlar grubunun).

Urbanities : Naziklikler. Kibarlık. Çelebilik. Kentlilik. Nezaket veya kibarlık eylemleri. Medenilikler. Kibarlıklar. Nezaketler. Naziklik.

Muslimism : Müslümanlık.

Western civilization : Batı medeniyeti. Batı uygarlığı. Roma'da kurulan kültürün gelişmesi. Batı avrupa ve kuzey amerika'nın yaşam tarzı.

Domestication : Yerel ülkeye devir. Evcilleştirme. Yuva sevgisi. Evcilleşme. Hükümet harcamalarının her yıl vergi gelirlerine eşit olması gereği. Kültürleme. Ehlileştirme. Ürünlerinden ve hizmetlerinden yararlanmak için yabani hayvanların insanlara alıştırılması ve insan kontrolünde yetiştirilmesi.

Civilization : Gelişmiş teknik kaynaklarla bilim ve sanatın yarattığı düşünsel başarılardan oluşan, büyük yayılma alanlı kültür düzeni, bk. eskil uygarlık, krş. kültür, halk kültürü. Uygarlaşma. İnsanlığın elde ettiği uygulayımsal, düşünsel, sanatsal ve tinsel başarıların belli bir zaman noktasındaki düzeyi. belli bir toplumun özelliği olan uygulamalar, düşünceler, bilgiler, ürünler, tutum ve davranışlar düzeni, bk. ekin. Modern toplum.

Refrigerating : Soğutucu. Soğutma. Frigorifik.

Civilizations synonyms : mycenaean civilisation, western culture, aegean civilization, helladic civilisation, helladic civilization, mycenaean civilization, aegean culture, aegean civilisation, minoan civilisation, paleo indian culture, minoan civilization, paleo american culture, helladic culture, paleo amerind culture, minoan culture, indus civilization, mycenaean culture, islam, cultures, subculture, society, urbanity, culture, civilising.