Classic türkçesi Classic nedir

  • Eski eser.
  • Mükemmel.
  • Alışılmış olan.
  • Klasik eserler yazan yazar.
  • Bilinen.
  • Kaliteli.
  • Tipik.
  • Geleneksel.
  • Klasik.
  • Üstünlüğü kabullenilmiş olan sanatçı.
  • Değerini kanıtlamış yapıt.
  • Klasik eser.
  • Edebi ve tarihi değeri olan.
  • Klas.
  • Klasikleşmiş.
  • Klasik yapıt.
  • Yeni akımlar ve düşünceler karşısında, zaman aşımına uğramadan hala güncelliğini, tazeliğini koruyabilmiş yapıt, örnek : shakespeare'in yapıtları. aynı anlama gelmek üzere klasik terimi de kullanılabilir.
  • Birinci sınıf.
  • Değerini yitirmeyen.

Classic ile ilgili cümleler

English: Ali usually listens to a radio station that plays classic rock.
Turkish: Ali genelde klasik rock çalan bir radyo istasyonunu dinler.

English: I want to get that classic car no matter how expensive it is.
Turkish: Ne kadar pahalı olursa olsun, o klasik arabayı almak istiyorum.

English: The qipao is a classic female garment that originated in 17th century China.
Turkish: Qipao 17.yüzyıl Çin'inde yaratılmış klasik kadın giysisidir.

English: Milton is one of the classic writers.
Turkish: Milton klasik yazarlardan biridir.

English: He had a classic education.
Turkish: O, klasik bir eğitim aldı.

Classic ingilizcede ne demek, Classic nerede nasıl kullanılır?

Classic actor : Klasik oyuncu. Hem acılı hem gülünçlü oyunları oynayabilen klasik anlamda oyuncu.

 

Classic anamnesis : Hayvanın ne zaman hasta olduğu, hastalık belirtilerinin ilk defa nerede görüldüğü, hangi hastalık belirtilerinin görüldüğü, hastalığın olası nedenleri, önce uygulanan tedavi, hasta ve ölen hayvanların sayısı konularında hayvan sahibinin veteriner hekime verdiği bilgiler. Klasik anamnez.

Classic cage resting : Parçaların deplase olmadığı basit kırıklarda, kemikte belirgin bir bozukluk oluşmadığı durumlarda ve özellikle de raşitik hayvanlarda görülen yaş ağaç kırıklarında ve açılanma oluşmamış kırık olgularında, kedi ve köpeğin en az iki hafta süreyle genişçe bir kafeste veya fazla hareket etmeyecek bir oda ortamında muhafaza edilmesi. Klasik kafes istirahati.

Classic enterotoxemie : Klasik enterotoksemi. Clostridium perfringes tip d’nin koyunlarda oluşturduğu hastalık.

Classic manicure : Klasik manikür.

Classical : Olağanüstü. Eski, bilinen ve nitelikli yapıt ya da yerleşmiş düşünce. Klas. Başal. Klasik. Klasik biçimde olan. Eski dile ait. Hümanist. Mükemmel.

Hall of fame classic : Hofc. Şöhret salonu'nda onurlandırılan klasik sanat eserleri ya da insanlar (belirli bir meslek, spor, vs.de gösterdikleri üstün çalışma için). Onur listesi.

Anonymous classic : Anonim klasik. Yazarı hiç bilinmeyen ya da kesin olarak saptanamamış olan, yıllar boyunca pek çok basımları hatta çevirileri yapılmış bulunan ve adıyle tanınan klasik yapıt.

Classical dance : Eskiden kalma, gelenek olmuş dans. kuralcı dans. üzerinden çok zaman geçmesine karşın değerinden bir şey yitirmeyen dans. Klasik dans.

Classical ballet : Belli kurallara dayanan bale biçimi. Klasik bale.

 

İngilizce Classic Türkçe anlamı, Classic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Classic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Noted : Kote edilmiş. Ünlü. Meşhur. Ünü yayılmış. Not alınmış. Tanınmış. Belirlenmiş. Dikkate alınmış.

Ace : Mükemmel bir sonuç almak. As. Yek. Birli. Bey. Çok başarılı olmak. Karşılanamayan atış (tenis). Ace. İskambilde as.

De luxe : Görkemli. Üstün nitelikli. Şatafatlı. Lüks.

Usuals : Her günkü. Alışılagelmiş. Alelade. Alışılmış. Adi. Mutat. Olağan. Her zamanki.

In the open : Açıkta. Gizli kapaklı değil. Meydanda. Açık havada. Açık. Ortada. Saklı değil. Malum.

Grooviest : Modaya uygun. On numara (müthiş). Klişeleşmiş. Süper. Modern. Harika.

Best : En iyi. Yenmek. En. Hakkından gelmek. En iyi şekilde. En çok. Baskın çıkmak. Geçmek. En iyisi.

Beaut : Nadide şey. Az bulunur şey.

First grade : 1.sınıf.

Classic synonyms : of good quality, alpha plus, above reproach, commanding, pucka, known, beltings, belter, authoritative, declared, typical, groovy, all around, conversant, in style, belting, set, high toned, characteristical, institutional, bests, remarkable, given, accomplished, groovier, besting, kenned, pukka, of high quality, classiest, first rate, standard, modal.

Classic zıt anlamlı kelimeler, Classic kelime anlamı

Nonstandard : Tipik olmayan. Standart dışı. Normal dışı. Standardın üstünde. Normal olmayan. Sıradan olmayan. Normal dilde kullanılmayan. Standard olmayan. Standard dışı. Standartdışı.

Nonclassical : Klasiklere özgü veya karakteristik olmayan. Klasiklere ait olmayan. Klasik olmayan.

Classic ingilizce tanımı, definition of Classic

Classic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A work of acknowledged excellence and authority, or its author. Of or relating to the first class or rank, especially in literature or art. Originally used of Greek and Latin works or authors, but now applied to authors and works of a like character in any language.