Noted türkçesi Noted nedir

Noted ile ilgili cümleler

English: Jale had noted a distinct change in Tom’s behavior and work habits.
Turkish: Jale, Tom'un davranış ve iş alışkanlıklarındaki belirgin değişimi farketmişti.

English: I noted that her answer was incorrect.
Turkish: Onun cevabının yanlış olduğunu fark ettim.

English: It should be noted that "let me go" and "let go of me" do not mean exactly the same thing.
Turkish: "Let me go" ve "let go of me"nin tam olarak aynı şey olmadığı not edilmeli.

English: The hotel is noted for its food.
Turkish: Otel yemeği ile meşhurdur.

English: She is a noted singer.
Turkish: O, ünlü bir şarkıcıdır.

Noted ingilizcede ne demek, Noted nerede nasıl kullanılır?

Be noted for : İçin önemli sayılmak. İle tanınmak. İle meşhur olmak.

Notedly : Çuval bezi. Bilhassa. Özellikle.

Annoted edition : Bir yapıtın, açımlamalar ve notlar eklenerek yapılmış basımı. Açımlamalı basım.

Connoted : Delalet etmek. Demek istemek. Demeye gelmek. Akla getirmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Göstermek. Anlamına gelmek. İfade etmek.

Denoted : İfade etmek. Göstermek. İfade edilmiş. Belirtmek. İfade edilen. Adı olmak. İşareti olmak.

 

Keynoted : Açış konuşması yapmak. Esas nota. Açılış konuşması yapmak. Ana nota. Dayanak. Temel düşünce. Vurgulamak. İlke. Parti programı. İlkeleri anlatmak.

Note options : Not seçenekleri.

Note down : Not almak. Kaydetmek. Not etmek. Yazmak.

Note indicator : Not imi. Not göstergesi.

Unnoted : Tanınmamış. Gözden kaçmış. Göze çarpmadan.

İngilizce Noted Türkçe anlamı, Noted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Noted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Of mark : Ehemmiyetli.

Quoted : Fiyat teklif edilmiş. Tırnak içine alınmış. Tırnak içinde yazılmış.

Fabling : Yalan. Boş laf etmek. Hikaye. Efsane. Öykü. Masal. Uydurmasyon. Fabl.

Celebs : Şöhret. Tanınmış kimse. Ünlü kimse. Ün.

Knowns : Bilinilen. Bilindik. Belli. Malum. Sayılı. Muayyen. Bildik.

Fixed : Önceden ayarlanmış. Sabitleştirilmiş. Bağlı. Değişmez. Oynamaz. Sağlanmış. Durağan. Kararlaştırılmış. Fikse.

Renowned : Şöhretli. Şanlı. Anlı şanlı. Namdar. Namlı.

Fabled : Uydurma. Hayali. Efsanevi. Esatiri. Fabllaştırılmış.

Limited : Mahsur. Sınırlı sorumlu (şirket). Sayılı. Hudutlarla sınırlı. Belirli. Sınırlanmış. Ekspres tren. Kısıtlı. Kıt.

Illustrious : Şerefli. Şöhretli. Şanlı.

Noted synonyms : glorious, commonest, well known, fable, givens, noticeable, acknowledged, common, established, acclaimed, celeb, celebrity, classic, famous, fables, identified, limiteds, designated, declared, in the open, in the limelight, famed, incontestable, proverbial, well considered, certain, conversant, prestigious, big, given, eminent, legitimised, determined.

 

Noted zıt anlamlı kelimeler, Noted kelime anlamı

Unknown : Tanınmayan. Bilinmedik. Nedeni bilinmeyen. Yabancı. Tanınmamış. Bilinmez. Meçhul. Adsız. Ünsüz. Gizli.

Unnoticeable : Fark edilmeyen. Farkedilemez. Göze çarpmayan.

Noted ingilizce tanımı, definition of Noted

Noted kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Celebrated. As, a noted author, or traveler. Eminent. Well known by reputation or report.